Reklam
Reklam
Anadolu Günlük Gazetesi -

“Felsefesiz İlahiyat İstemiyoruz” Ama…

Hatice Kübra Tavacı
Hatice Kübra Tavacı
  • 03.09.2013

“Felsefesiz İlahiyat İstemiyoruz” Ama…

İlahiyat fakültelerinde felsefe derslerinin kaldırılmasına yönelik YÖK’ün aldığı talihsiz karar ne yazık ki başımızı ağrıtıyor. Mevzu hakkında görüş bildirenler birkaç İslamcı yazar, bir takım felsefe hocaları ve sol zihniyetli bazı entelektüellerden (!) ibaret. Felsefe derslerinin kaldırılmasıyla alakalı karara birbirinden farklı eleştiriler gelmiş. Kimisi din ile felsefenin bir arada bulunamayacağından dem vurmuş, kimileri İlahiyatlıların geri kafalılığından ve sığ düşünce yapılarından bahsetmiş, kimileri de İlahiyatlıların felsefe derslerinden anladığının Tanrı’nın varlığını kendi kendilerine kabul ettirmekten başka bir şey olmadığını savunarak kararı yerinde bulmuş.
Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı bu hengamede maalesef kimsenin aklına İlahiyat öğrencilerinin bu karar hakkındaki fikir ve taleplerini dinlemek gelmiyor. İlahiyat fakültesi öğrencileriyle alakalı olan bu karar hakkında fikir beyanında bulunan hemen herkes öğrencilerin yerine, öğrencilerin adına yazıp çizmiş. Sözün tam olarak bu kısımda bana düştüğü fikriyle bir İlahiyatlı olarak, kararın sağlıklı olmadığı ve İlahiyat fakültelerini yozlaştırmaktan başka bir sonuca götürmeyeceği görüşündeyim. Fakat sorun felsefe derslerinin kaldırılması kadar basit değil. Daha temel noktalarda problemimiz var ne yazık ki. İstisnaları tenzih ederek; salt ezberci sistemle giden, tercüme eserler ve belli başlı İslam alimlerinin kitapları, görüşleriyle şekil alan bir eğitim sisteminden bahsediyoruz.* Tarihi süreçle oluşan farklı fikirleri ve bunlara karşılık verilen cevapları öğrenip bunun dışında bir şey düşünmeyen daha doğrusu düşünmesine gerek görülmeyen bir yerde duruyor İlahiyat öğrencileri.

Bilgiyi eleştirme ve sorgulama noktasında bizi ayakta tutan yegane alan olan felsefe derslerinin kaldırılması işte bu durumda önem arz ediyor. Düşünmeye dair bir eylem gerçekleştirmek için adım olan bu dersler kaldırıldığı takdirde hali hazırda içine kapanık İlahiyat fakültelerinin durumu daha vahim bir hale gelmekle beraber neden çağımızda Kindilerin, İbni Heysemlerin, İbni Sinaların çıkamadığını kanıtlamış olacaktır.

Felsefe dersleriyle alakalı meselenin bir başka yüzü de bu ders hocalarının öğrenciyle iletişimi noktasında yaşanan sıkıntılar… Dersini pencereye anlatan, elindeki kitabı ezberden giden, daha ilk dersten “Marx çizgisinden kurtulamamış…” gibi cümlelerle İslam düşünürlerini yaftalayan ve soru soran öğrenciyi iman konusunda sıkıntı yaşayacağı tehdidiyle susturan bir felsefe, sosyoloji, mantık, psikoloji hocası elbette bu dersler kaldırılmasa da bir şey öğretemez.

Hülasa; İlahiyat fakültelerindeki tek problemimizin felsefe derslerinin kaldırılmasıyla alakalı olmadığının bilincine vararak, düşünen, araştıran, sorgulayan, sosyal ve günlük hayata dair durumlarda çözüm üretebilen, hiç değilse tepki gösteren, ifade özgürlüğünü kullanabilen İlahiyat öğrencilerinin yetişmesi için öğrenci-hoca ilişkisini de merkeze alan bir metotla hale çözüm üretilmesi için el ele verilmesini temenni ediyoruz.

*Bu cümlede geçmişin tecrübesini yok sayan bir mana kastedilmemiştir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.