Hatice Kübra Tavacı

Hakikat’e Niyetle… “Ey insanlar! Ben sizin üzerinize yönetici kılındım. Hâlbuki sizin en hayırlınız ben değilim. Eğer iyilik yaparsam bana yardımcı olunuz. Eğer kötülük yaparsam beni uyarınız, doğrusunu söyleyiniz. Doğruluk emanettir, yalan hıyanettir. Zayıfınız hakkını alıncaya kadar bana göre kuvvetlidir. Kuvvetliniz de hakkını alıncaya kadar zayıftır. Bir kavim Allah yolunda cihâdı...
21.03.2014
0
1.000
Benlik Öfkelendiğimiz, kızdığımız, adaletine yandığımız bir dünya var karşımızda. Ne zaman konuşmak yahut yazmak fırsatı geçse elimize, ilk cümlelerimiz dünyanın bu halleri üzerine tenkitlerimizi ifade etmek içindir. Tüm içtenliğimizle yanlışları, hataları, insanlığın gidişatı, ne olduğumuz, ne olacağımız gibi bilumum problemlere çözüm olma/bulma derdine düşeriz. Gönlümüzü sızlatan bu problemlerin neden bir...
05.02.2014
0
1.320
Kafes Akıllı insan kendisini körü körüne yönetimin kollarına atmaması gerektiğini bilmelidir. Zira yönetim yahut devlet daima halka karşı kazanan olmuştur. Yönetim, halkın baş kaldırışına engel olmak adına halkı hep bir ümit üzere kılar. Diğer bir deyişle insan özgürleştiğini sanır ancak sadece kafes genişler. Bu bağlamda bizlerin bilinçli bireyler olup yaşanılan...
26.10.2013
0
1.207
Gençlik Yahut Medeniyet Tasavvuru Her fikriyatın zaman ve mekân olgularıyla farklılık arz eden ancak mutlak olarak temelde aynı şey üzerinde duran bir gençlik tasavvuru vardır. Her ideolojinin belini dayadığı ve “nesli” tanımlayan bir gençliği vardır. İnsan demek düşünmek demekse ve bu eylem neticede bir fikir, bir idea koyuyorsa ortaya bunun...
23.09.2013
0
1.404
“Felsefesiz İlahiyat İstemiyoruz” Ama… İlahiyat fakültelerinde felsefe derslerinin kaldırılmasına yönelik YÖK’ün aldığı talihsiz karar ne yazık ki başımızı ağrıtıyor. Mevzu hakkında görüş bildirenler birkaç İslamcı yazar, bir takım felsefe hocaları ve sol zihniyetli bazı entelektüellerden (!) ibaret. Felsefe derslerinin kaldırılmasıyla alakalı karara birbirinden farklı eleştiriler gelmiş. Kimisi din ile felsefenin...
03.09.2013
0
1.129
Biz Kendi ölülerimize ağlıyoruz yalnız. Vicdanımızın kotası var. İnsan olmak değil asıl faktör. Fikrimizin birlikteliğine bağlı her şey. Çıkarlarımızın “aynılığı” bizi “aynı” yolda kılar ancak. Haksızlık bize yapılırsa haksızlıktır. Canımız yanarsa eğer sesimizi yükseltiriz. Müslüman olmanın farklı olmak demek olduğunu anlayamayız. Kitleleri onlar ve biz diye ikiye bölüp “Onlar bizim...
01.09.2013
0
1.433
Rojava’da Katliam Var Rojava’da Tel Aran ve Tel Hasıl köylerinde yapılan katliamlarda 400-450 civarında Kürt öldürüldü. Evet, bizim bir de Rojava’mız var. Gelen haberlere göre Rojava’da siviller öldürülmüş. Konuyla alakalı haberler tarafsız/objektif kaynaklar tarafından onaylanmasa da doğrulanan nokta Rojava’da bir katliamın gerçekleştirildiği. Sol ağırlıklı kaynaklar ve PKK’ya yakın kaynaklar fütursuzca...
20.08.2013
0
1.334
“Ey İman Edenler, İman Edin!” Her yıl gelen Ramazan ayıyla beraber hayatımız değişiyor. Kendimizi otuz günlük bir kampa almış gibi namazları camide kılıyor, mukabeleler yapıyor, hatimler kaldırıyor, hayır hasenat işleriyle uğraşıyoruz. Günün çoğu vaktini sakin köşelerde yahut evde geçiriyor, uhrevi şeylerle meşgul oluyoruz. Manzarası güzel bu Ramazan hallerinin, gittikçe sakatlaşan...
06.08.2013
0
1.141
Tutarsız Demokrasi “Mısır’ın meşru yöneticisi demokratik olarak seçilmiş Mursi’dir. Hakikatler silah zoruyla değiştirilemez; demokrasi teorisi de.” diyor Bekir Berat Özipek. Tutarlı bir demokrasi için durumu daha iyi ne ifade eder bilmiyorum. Türkiye’de ki demokrasi tutarsızlığından dem vururken hep, karşımıza Mısır çıkıyor bir anda. Şeriat kelimesini zikretmenin mümkün olmadığı bir dünyada...
21.07.2013
0
959
Dünya’nın çeşitli yerlerinde bulunan Müslüman ülkelerden yükselen çığlıklar hiç durmuyor. Öyle ki katlanarak artırıyor acımız. Geçen zaman bir şeylerin çaresi değil sanki bu defa. “Sanki bu defa” daha çok kaybediyoruz. Kaybetmek deyince de sızlıyor içimiz. Zira “bu defa” İslamlığımızdan kaybediyoruz. Dengeler var mesela hayatımızda. Mesela hesabını veremeyeceğimiz halleri yaşam tarzı...
01.07.2013
0
877
Dava sahibi olmak doğal bir süreçtir. Okuyan insan düşünür. Düşündükçe etrafındaki eksiklikleri, toplumun yamalı yönlerini fark eder. Bu fark ediş hem daha çok okumaya hem de daha çok düşünmeye iter. Bunun ötesinde düşünen ve okuyan kişi toplumun aksayan yönlerini hissetmeye başlar. Hissetmekse dertlenmeye sebeptir. Nihayetinde dert sahibi olmak dava sahibi...
28.06.2013
0
949