Reklam
Reklam
Anadolu Günlük Gazetesi -

Mısır ve Türkiye Gerçeği

Mısır ve Türkiye Gerçeği

Onlar, kendilerini sahaya süren yapının elemanları olarak görevlerini yapıyorlar. Bunlardan başka bir şey de beklenemezdi. Dinler arası diyalog masalı ile uyutmaya çalıştıkları halkın uyanması efendilerini çok çok rahatsız etmiş olmalı. Efendilerinin kimler olduğu hususunda rivayetler muhtelif olsa da adresleri belli bir kısım yollar onları görmemizi sağlayacak izlerle dolu.

Bu izleri takip edeceklerin varacağı adres belli. Ya Tel Aviv, yada Pentagon. Adamlar İsrail politikalarına mihmandarlık yapmaktan utanmıyorlar. Pennsylvania’dan diş gösteriyor, hınç biliyorlar. Uluslararası servislerden aldıkları destek de cabası. Ülkesini ABD başkanına ve diğer batılı liderlere şikâyet edecek kadar gözü dönmüş bir yapı. İçerdeki destekçilerinin kimler olduğuna baktığımız zaman, mahiyetini daha iyi anlayacağımız duruşun kimler ve ne adına yapıldığını görmemek mümkün değil.

Sayın başbakanın “Bu bir istiklal mücadelesidir” sözü, “ laf olsun torba dolsun” diye söylenen boş bir laf değildir. Onun hakikatte yaşadığı gerçeklerden bize yansıtılanlar, yaşadıklarının, gördüklerinin veya bildiklerinin sadece bir Kısımıdır.

Her şeyi açıkça ilan edecek durum başbakan için muhaldir. Sebepleri uzun olsa da anlaşılması gereken bu mevzu çok önemlidir. İhanet çemberinin arkasındaki güçler elbette yabancı istihbara örgütleri ve onları idare eden şebekelerdir. Onlar kendilerine düşman kabul ettikleri ülkelerin yapısını ve dokusunu tahrip edecek teşebbüslerde alet olarak kullandıkları maşalar vasıtasıyla iş görürler.

Mısır halkının başına musallat ettikleri Abdulfettah Sisi alçağı kimin kaç numaralı piyonudur? Aldatılmış bir kesim onu “kendi geleceğini kurtaracak general” diye selamlar. Ona bu payeyi verenler kendilerine bağlı kuyrukçularla saltanatlarını Mısır gibi bir ülkede ikame ederler.

Mısır halkının Müslüman evlatlarının kanına girerler. Adına mahkeme dedikleri salonlarda 28 Şubat darbesi ile Türkiye’de Salih Mirzabeyoğlu’na yaptıkları gibi İDAM kararları verir, cellatlarına bu kararı uygulatırlar.

Mısır ortada duruyor. Ya Suriye? Halkını katletmekten başka onlara verdiği bir şey olmayan Beşşar Esat kim? Onun atası Hafız Esat ne? Onların 83 Hama katliamından bu yana ümmetin evlatlarına yaptıkları dehşetane zulümler ayyuka çıkmışken, Türkiye’de Beşşar Esat katilini çeşitli bahaneler ile göklere çıkaran yardakçılara ne oluyor? Onlar da ihanet çemberinin yanında boy gösteren çanak yalayıcılar mı? Aldatılmış sürüler mi? Mihraç Ural katilinin peşine takılacak kadar pervasızlaşan ihanet çetesinin oyunları asla bitmeyecektir. Çünkü onların ipi kendilerini yöneten yabancı ajanların elindedir. Nereye çekerlerse oraya giderler…

Bugün Mısır halkının evlatlarına uyduruk mahkemelerde idam kararı veren alçaklar, aynı cinayetleri işleyeceklerini zannettikleri ülkemizde uyun kurmakta, rol vermekte ve halkımıza rağmen ahkâm kesmektedirler.

Saman alevi gibi sönen Zaman’ın satır aralarında, aba altımdan sopa gösterenlerin kendi ülkesine ihanet edenlere nasıl kucak açtığını gördük.

Ülkesini emperyalist domuzlara şikâyet edecek kadar alçalanlar, milleti temsil iddiasıyla meydanlarda dolaşamazlar.

Mısır katilleri ile iş tutan yerli uşakların, Suriye diktatörüne selam çakmaları anlamlı.

Türkiye üzerinde yaptıkları çalışmalarla Mısır’daki neticeye ulaşacağını hayal edenler, kendilerini sahaya süren cellatlarla birlikte nasıl bir sona yaklaştıklarını er yada geç göreceklerdir.

Türkiye Mısır olmayacak ve ‘yiğit düştüğü yerden ayağa kalkacaktır.’

Göreceğiz!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.