Unutulmuş Bir Şehrin Arka Sokağı

Yayınlama: 15.06.2015
854
A+
A-

Bir dünya anı yüklendim heybeme. Sıkış tepiş bir otobüsün bunaltıcı kalabalığında, sindim bir köşeye. Aktı gitti dünya penceremden. Gözlerim bugün neye şahid olacak, hangi hikâyenin kıyısından geçeceğim, kimler ağlayıp kimler gülecek? Hangi anı ölümsüzleştireceğim modern çağın icatlarıyla.

Kafamda bin bir umut, indim bir şehrin en kalabalık meydanına. Hep baktığımı fakat yeni görmeye başladığımı anladım. İnsan.. Var oluşa şükretmeyip, yokluğun soluk nefesinden korkan değil midir hep?

Yaşlı bir sokak satıcısını, kırmızı ışıkta arabaların camlarını silmek için bekleyen küçük çocukları, elinde bir bebek bir marketten ekmek isteyen çaresiz kadını yani hayatı acımasız kılan yanları görmemek için yürüdüm. Uzaklaşmak istediğim her şeyi geride bıraktığımı sandım, yürüdüm. Ben bakmazsam yaşanmaz sandım acılar, şahit olmazsam mesul olmam sandım.

Daracık sokakların derin maviliklere çıkabileceğini, harap bir şehirde de laleler açabileceğini, yıkık dökük bir apartmanın köşesindeki çocukluğumu hatırlatan bakkalı, sebepsiz mutlu olabilen insanları, kahkahası evlerin duvarlarına çarpan, çarptıkça çoğalan büyüyen bir kız çocuğunun saflığını gördüm.. Şahid oldum.

Hep nefes aldığımı fakat bugün yaşamaya başladığımı anladım.   Hayatın bu varla yok arasındaki sokağından geçerken aslında ne olduğumu ne için var olduğumu, var olmanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırladım.

Tamamlanmayan cümleleri, yarım kalan hayatları, vedalaşamayan insanları, hüznü bir mendil gibi her an yanında taşıyan anneleri, evine ekmek götürmenin ne demek olduğunu hatırlatan babaları, unutulmaya yüz tutmuş bu arka sokakları, her şeyi, herkesi kazıdım zihnimin bir köşesine, gördüm şahid oldum. Mesulüm..

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.