Halimiz Perişan
Filistin, Afganistan, Bosna, Irak, Suriye şimdide Mısır…
Her yanımız yara bere içinde. Bütün bunların bizi birleştirmesi gerekirken bölük bölük ayrılıyoruz sanki. İş neredeyse “ben daha çok kişi topladım” noktasına gelecek. Bunu eleştirdiğiniz zamansa akıllarında “hmm bu filan partili” etiketleri hazır. O kadar ki bazı insanlara hangi partiye oy verdiğinizi söylemeyince karşınızda afallayıp kalıyorlar. Sizi eleştirmek için ellerinde hiçbir şey kalmıyor. Bazı durumlarda da kendinizi herhangi bir grubun savunucusu olarak buluveriyorsunuz. Herkesin eksiklerini söyleyince kalıplaşmış tanımları içinde size bir tanım bulamıyorlar. Bu arada bütün bunlar mazlumlar “hep birlikte sizin yanınızdayız” demek için yaptığımız mitinglerde oluyor. Daha yan yana durmayı beceremiyoruz ama mazlumların yanındayız(!)
Bu olumsuzlukları gören bir grup da çıkıp “İslam’da meydanlara inmek yoktur efendim” deyip ne yapmamamız gerektiğini söylüyorlar. Ne yapmamız gerektiğini de söylerler herhalde ama henüz öyle bir şey duymadım. Meydanlardaki bu hal günlük hayatımıza da yansıyor. Özellikle sosyal medyada gittikçe büyüyen bir cinnet hali mevcut. Kimi bazı partilerin hiçbir organizasyon yapmamasına, kimi destek mitinglerini parti mitingine dönüştürenlere, kimi gezi parkındakilerin bu olaylara (destek verircesine) sessiz kalmalarına, kimi gezi parkında ölenleri görmezden gelenlere… Kısacası herkes bir başkasına bağırıyor. Bir yandan da neredeyse artık insanları duyarsızlaştıracak kadar katliamlarda öldürülmüş çocuk videoları fotoğrafları paylaşılıyor. Bundan maksat nedir bilmiyorum ama ne kadar iyi niyetle yapılıyor olursa olsun (belli bir süre sonra) insanların kalplerini katılaştırdığı kesin.
Türkiye de katliamlardan sonraki ahval bu şekilde seyrini sürdürürken bir yerlerde insanlar hâlâ direniyorlar, ölüyorlar… Allah’tan kendilerine destek için toplanan insanların içindeki bu ayrışmaları göremiyorlar. Allah’tan bizim hatalarımız onların direnişini gölgelemiyor. Allah’tan güvencelerinin Müslümanlar değil İslam olduğunu biliyorlar.