Bayram Temizliği
Ramazan “yel gibi geldi, sel gibi gitti.” Allah’ın rahmetiyle ne havaların sıcağı ne günlerin uzunluğu gözümüze göründü. Son günlerine gelinceye kadar nasıl geçtiğini bile anlayamadık. Son günlerini de “Kadir Gecesi bugündü yarındı” bayram hazırlıklarıydı derken geçti. Hatta Ramazan’ın son haftası Türkiye’de “bayram temizliği” haftası olarak kutlandı. Evlerin her bir köşesi envai çeşit temizlik maddesiyle temizlendi. Çekilip altı süpürülüp silinmedik hiçbir eşya bırakılmadı. Temizlik evlerle de sınırlı kalmadı. Evlerden sokaklara, oradan bütün ülkeye yayıldı. Türkiye, zalimleriyle, darbecileriyle ve darbe severleriyle hesaplaştı. Uzun bir yargılama sürecinden sonra malûm dava ağır hapis cezalarıyla sonuçlandı. Ülkemizin üstündeki toz toprak süpürüldü. Bir dönem zulüm gören, inanan insanlar müebbet hapis cezası (hatta artı süreli hapis cezası) alanlara “Allah onlara uzun ömür versin” dualarını eksik etmediler.
Bu temizlik sadece Türkiye’de yapılmadı. Mısır da bu temizlik etkinliğine katıldı. Hatta Mısır temizliğe daha da erken başladı. Başlarındaki darbecilere karşı üstlerine kurşun yağarken bile kıyamlarını bozmayarak karşılık verdiler. Belki somut olarak bir başarı kazanıp da zalimleri başlarından atamadılar, ama bizim gözümüzde Ramazan’ın şampiyonları onlar oldu. Velhasıl; Ramazan ve bayram Müslümanlar için içten dışa arınma ayı oldu. Kalplerimizi de elimizden geldiğince temizlemeye çalıştık. Tozunu, pasını attık, üstündeki örümcek ağlarını süpürdük. Ama bu temizlik öyle bir kere temizlemeyle biter mi? Madem temiz kalmaya garantimiz yok öyleyse tekrar tekrar tekrar temizleneceğiz. “Muhakkak ki Allah temizlenenleri sever.” Biz de onlardan olacağız. (İnşallah)