“Allah’a sığınıyoruz. Kime gidelim, kime şikâyet edelim? Saldıran kendi devletimiz. Kurtulmak istiyorsanız soykırım yapın. İki saatte 300 yaralı geldi hastaneye. Biz de insanız. Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun!” Bu ifadeler Mısırlı bir doktora ait. Mısır ordusu Rabiatul Adeviyye Meydanı’na saldırdığı gece izlediğim canlı yayında tercümanın ağzından dökülenlerden yazabildiğim birkaç cümle…
Bir gecede 200’e yakın ölü ve 4500’e yakın yaralı vardı. Bu bir katliam! Bu apaçık Mısır yönetiminin (ki yönetim Mısırlı değildir aslen ABD ve İsrail gibi siyonist ve emperyalist devletlere bağlıdır) Mısır halkına indirdiği çok büyük bir darbedir. Aklı ve vicdanı olanlar için bunun başka bir açıklaması yoktur. Fakat ya kendi çıkarları her şeyden önemli olanlar, Müslüman liderlerden kimseye itiraf edemedikleri bir şiddetle korkanlar? Eksik olan akıl mı vicdan mı, Mursi’nin Hamas casusu olduğunu söyletiyor yahut karakol ve hapishaneleri basmak, güvenlik güçlerine zarar vermek gibi suçları olduğuna kendilerini inandırıyor? Hüsnü Mübarek vardı Tahrir’dekilerin unuttuğu, unutturulan…
Zafer nidalarınız Amerika’yı nasıl keyiflendiriyor bilseniz. Bir Müslüman ülkeye daha özünü kaybettirme çabaları sonuç veriyor. Bir kez daha Amerika elini bir damla bile kana bulamadan büyük ve fırtınalı bir kaosa sebep oluyor. Amerikan halkının en büyük problemi hâlâ obezite ve tv programlarında hâlâ esprilerine bir türlü gülünmeyen talk-showlar var. Ve mikrofonlar Obama’ya; “Mısır’da yaşananlar hakkında siz ne düşünüyorsunuz?” Gelen cevap içinde ise darbe sözcüğü bilhassa kullanılmıyor. Obama’nın kullanmadığı bu sözü BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun da kullanmaya korkuyor. Ne de olsa Obama demedi, vardır bir bildiği! Yani anlayacağınız ordu yönetime ele koyuyor, anayasayı askıya alıyor, demokratik bir şekilde seçilmiş devlet başkanını görevden alıp tutukluyor, olağan şüphelileri gözaltına alıyor, zırhını başkent sokaklarına yığıyor ve televizyon kanallarını kapatıyor ama bu darbeye darbe demeyenler yüzünden dünya basınına iç savaş olarak lanse ediliyor.
İlk kez bir darbe, darbe değil. Bizse hâlâ tehlikenin farkında değiliz! Allah’ım, senin kelamından güçlü lafımız yok; “Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar.”