Reklam
Reklam
Anadolu Günlük Gazetesi -

Az Bir Dünyalık İçin

Hâcer Özdemir
Hâcer Özdemir
  • 09.09.2014

Bugün yolda ‘o’ türden onlarca kızla karşılaştım. Net hatırladığım iki tanesine ise uzun uzun baktım. Biri üzerine vücut hatlarını belli eden bir kumaştan yapılmış, altındaki pantolonun en darlaştığı yerleri açık bırakan fakir kol bir kıyafet giyinmiş. Rengârenk giyindiklerine inat üç kilometreden fark edilecek şekilde gözlerini siyaha boyamıştı. Başındaki şalı -hâlâ nasıl yapıldığını anlayamadığım tuhaf bir şekli vardı- küpelerine varıncaya değin açıktı. Gösterişli küpeleri vardı. Pantolonu dar ve kısaydı. Hani şu yeni moda var ya bileklerin görüneceği kadar kısa, hah işte ondan. Ayağına çorapsız giydiği babetle de noktayı koymuştu. Yanındaki de dapdar bir gömlek ve diz kapağının hafif altına inen bir etek tercih etmişti. Ojeleri kafasındaki kocaman güneş gözlüğünden, küpesinden ve hatta rujundan bile daha dikkat çekiyordu.

ALA DergisiMasal anlatmıyorum böyle bir tür var artık farkında mısınız? Arada kalmış gibi, neyi niye yaptığını bilmeyen, tesettür algısı oluşmamış, başını kapatmayı ve kalbinin temiz olmasını(!) cennete giriş bileti sayan!.. Peki, bunlar bu cesareti nereden alıyor? Bu fikirleri kim veriyor? İslam’ı modaya alet ederek kim kazanç sağlamaya çalışıyor? Elbette bu soruların tek bir cevabı yok fakat büyük bir cevabı var! Daha önce de bahsettiğim ve belki şu veya bu şekilde ismini duyduğunuz bir dergi; Âlâ Dergisi. Kendilerini ‘stil sahibi kadının moda dergisi’ diye tanıtan, ‘tesettür’ kelimesini -kendilerini savunmak zorunda kaldıklarında zor duruma düşmemek için- özellikle kullanmayan ama buna inat tüm kapaklarında yarım yamalak da olsa illa başı örtülü bayanları kullanan bir tuhaf dergi! Her kapakta sadece tesettür anlamında değil, gerek makyaj, gerek verilen pozlarla ciddi hatalar yapan bu dergiye neden güçlü birtakım eller haddini bildirmiyorlar?

Âlâ Dergi, bilhassa son sayıda biraz daha ciddi bir tepki almış olacak ki kendilerine gönderilen mesajları okumadan son kapak hakkında savunma moduna geçiyorlar (İnternetten son kapağa bakarsanız ne kadar çirkinleştiklerini görürsünüz). Kurduğum irtibatta sürekli “bizim okurumuz neyi nerde giyeceğini bilir” diyor karşımdaki. “Onlara aptal muamelesi yapıp bunu helal dairede giyineceksiniz, bunu dış kıyafet olarak giyinebilirsiniz diyemeyiz” diye de ekliyor. Affınıza sığınarak kendi görüşümü karıştırmadan tamamen onların ifadesiyle okuyucularının aptal olduğunu anlıyoruz bu sözden, o hâlde. Zira dış kıyafet ve iç kıyafeti ayıramayan, kendi beden ölçüsünü -en dar haliyle- dış kıyafet ölçüsü zanneden, kendini boya küpüne bandırınca güzel olduğunu zanneden, eskiden ninelerimizin telefonla konuşurken daha iyi duymak için tülbentinden kulağını açmasına benzer bir biçimde kulağını göstermeyi helal zanneden, ya namaz kılmadığını haykırır gibi ya da hayasızca özel durumunu herkese açar gibi oje sürmeye de başlayan bu kitle onların ‘aptal’ dediği kadar var!

“Emine Şenlikoğlu’nu çarşafıyla sayfalarına taşıyan, verdiği öğütleri basan tek kadın moda dergisiyiz” diyorlar mesela. Tıpkı; bir kitap alıp hiç okumadan rafta tozlanmasını seyretmek, ama o kitabı aldığıyla övünmek gibi bir cümle. Ne komik!

En sonunda tesettür dergisi olmadıklarını hatta İslami bir dergi olmadıklarını itiraf etseler de “o hâlde neden başı kapalı kızları modanıza alet ediyorsunuz?” sorusu hep havada kalıyor!
Allah bize yaptığımız işlerde sınırlarımızı unutturmasın, ‘az bir dünyalık uğruna’ ayaklarımızı kaydırmasın.
Vesselâm…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.