Yeni Nizam Yetkisi

Yayınlama: 05.11.2015
Düzenleme: 05.11.2015 23:18
997
A+
A-

7 Haziran hüznünün ardından okçu tepesini terk etmeyen Ümmet-i Muhammedîn duaları ve azim çabalarıyla yeni bir zafer elde edildi…

Birilerinin dediği gibi o sıkıntıların kutuplaşmadan değil teşkilat ve aday sorunları yüzünden yaşadığını unutmamalısın. Birilerinin yeni Türkiye yolunda seni tedirgin etmeye kalkmalarını da dikkate alma. Slogan malum “dik dur eğilme bu millet seninle.”
Dik durduğun ölçüde milletin yanında toparlandığını unutmamalısın…

Şu hususu da özellikle ifade etmekte fayda var ki Ak Parti bu memlekette sistemin meşruiyetini artıran yegâne teşkilat olmuştur. Zira girdiği her seçimde seçime katılım oranını artırmıştır. Milletin sisteme dâhil olmasını en ileri seviyeye çıkartmıştır. Sistemin ve rejimin küstürdüğü on binler yeni bir ümitle senin yanına, sana destek olmaya koşmuştur.


Televizyonlar seçim sonuçlarını tahlil eden “uzmanlarla” dolu…

Herkes seçim sonuçlarının nasıl okunması gerektiğine dair manipülasyon derdinde. Radikal muhalefet kesimine düne kadar akıl hocalığı yapmış her vesilede bu millete sövmekten başka bir söz sarf etmemiş kesimler şimdi millet şunu demedi bunu demedi diye AK Parti’nin ne yapması gerektiğini ve bu seçimlerden ne gibi sonuçlar çıkarması gerektiğini dillendiriyorlar. Aman başkanlık değil ha aman daha fazla İslamlaşmaya kalkmayın, bizlere hesap sormaya kalkmayın artık bırakalım dünü, o kavgaları geçmişin üzerine bir çizgi çekelim diyorlar…

ASLA!!! AMAN HA!!!

Sizlere, bizlere küfretmiş olsalardı belki af olabilirdi lakin onlar Hâkk’a, hakikate, vatana, millete kastetti. Birliğe dirliğe kastetti! Ve bugün…

Öylesine ukalaca taklalar atıyor, öylesine kibirle yalama yapabiliyorlar ki gören de bunları insan zanneder… Bunların karşısında “Dik durulduğunda” ne hale geldiklerini bu millet çok vesilelerle gösterdi. Dik dur ve kararlı dik duruşunu tereddütle zehirleme…

Bu millet senin marifetlerle donanmış dik duruşunu sevdi, kabiliyetlerle donanmış ahlâkî yönünü. ANADOLUCU tarafını…

Onların sözlerini dinleyenlerin ne hale geldiklerini gördünüz… Evet, bir çizgi çekilmelidir ama o çizgi seni terbiye etmek isteyenlerin, bu millete, değerlerine düşmanlık edenlerin, onların beslendikleri damarların, imkân yollarının ve zehirli satılmış nefs-perest anlayışlarının üzerine çekilmelidir. Bu sana yüklenmiş MECBURİYETTİR…


Ak Parti unutma, saltanatın, saltanat nezdinde aziz İslâm’ın otoritesinin bu memlekette yasaklandığı tarihte sana verilmiş bu gücü yetkiyi… Bu günün anlam ve önemini… Allahsız, hain bir devrimle bu aziz millete dayatılmış ne kadar pislik kurum, kuruluş ve sapkın anlayış varsa çöpe atmanın, eskimez ve pörsümez hakikatin sistemini inşanın zamanıdır.

Millet sana artık köklerinle bütünleş mesajını, yetkisini vermiştir: “YENİ NİZAM YETKİSİ”ni…


Evet, Anadolu halkı başkanlık sisteminin acil bir ihtiyaç olduğunu son 5 ayda bir daha tecrübe etmek imkânı bulmuştur. Zira en ufak bir otorite boşluğunun ne kadar istismar edilebileceği ülkeyi tarumar etmek isteyenlere nasıl fırsat vereceği görülmüştür.

Başkanlık sisteminin güçlü iktidar imkânı sağlaması beklenen yapısı elbette artık bu memleket için çok gereklidir. Güçlü hükümet bir çok konuda memlekette türbülans oluşturmak derdinde olan dış ve iç hain odaklara karşı memleketi korumak için gereklidir lakin…

Bu yeterli değildir.


Anadolu insanını yıllardan bu yana maruz kaldığı her türlü ruhî fikrî kötülükten artık kurtarmalısın. Anadolu insanı yıllardan bu yana tiksine tiksine seyretmek zorunda kaldığı TV programlarını bir daha gün yüzü görmemek üzere tarihin çöplüğüne gömmen için vermiştir sana bu yetkiyi.

Anadolu insanı okullarda ruhu ile fikri ile inancı ile uyuşmayan Allahsız devrimin dayattığı ve on yıllardır kendisine dayatılan müfredatı çöpe at diye vermiştir sana bu yetkiyi.

Helal olmayan ne varsa dolayısı ile insanî olmayan ne varsa…

“Dik dur eğilme bu millet seninle” derken millet, bu yetkiyi sana hala top çeviresin diye vermemiştir.

Etrafına bir bak, ne kadar Allah dostu varsa sana bir maslahata bir beklentiye yönelik olarak destek vermiştir… Öyleyse kur Allah (C.C.) dostlarının “tam da işte bu” diyebileceği bir sistemi…

Temel İslâm ahlakının nizamını bekleyen Derin Anadolu’nun karşısına bir sefer daha mazeretlerle çıkma diye…

Dostuyla düşmanıyla taraftarıyla muhalifiyle herkes bilmektedir ki bu halk bilerek yahut bilmeyerek İslâm ahlâkının nizamını beklemektedir. Mutlak iyi, güzel ve doğrunun…

Herkes kendi partisine, derneğine cemaatine vakfına sahip çıkarken o partinin o çevrenin iyi, güzel ve doğrunun şartlarını inşa edecek hayaliyle sahip çıkıyor, doğru yahut yanlış ama kendi çevresinden herkesin beklediği bu.

Öyleyse Aziz İslâm’ın idealize ettiği İslâm ahlakının meyvesini verecek şartları tanzim etmek de sana düşer Derin Anadolu’nun vermiş olduğu bu azim yetkiyle…

Her fikirden, görüşten ve yaşam tarzından insanın bilerek yahut bilmeyerek aradığı yaşanmaya değer hayat hasretini giderecek mutlak nizam ahlakının sistem şartlarını inşa etmek boynunun borcudur.

İster sana taraftar olsun, ister sana karşı hasretiyle yandığı yaşanmaya değer hayatı Batı kültürünün içirdiği nefs gazı ile bulmaya çalışan ve her geçen gün kendi içinde biraz daha kaybolan insanımıza Sonsuz Nurun Kevseri’nin yolunu döşemek boynunun borcudur.

Aldığın bu yetkiyle hala bu millete batılı yaşam tarzını anlatan, taltif eden teklif eden bir Türkiye takdim edecek olursan üzerine düşen vebalin iki cihanda altında kalırsın.


Allahsız, hain devrimin içimizden devşirdiği “mazlum” diyelim Batılılaşmış Anadolu halkını da Allahsız PKK’nın doğu halkı içerisinden devşirdiği Anadolu halkının zihin sapmalarını da görmek ve gereğini yapmakla yükümlü bu gün AK Parti…

Yeniden aslına dönmelerini sağlamanın yolları o küfür kanallarından akmış lağımla oluşmuş zehirlenmeyi tedavi etmenin ilk şartı direk zehirle temasın kesilmesidir. Yapılması gereken ilk iş, bu halkın zihnine küfür akıtan ne varsa mani olmak ve akabinde İslâm Kevser’inin kanallarını döşemek olacaktır…


Milletin iktidarını tesis etmek demek milletin ruh köklerinden beslenen sistemi inşa etmekle olur… Yalnızca milletin oyuyla seçilmiş olmak bu ifadeyi gerçek kılmaz. Milletin değerleri iktidar değilse eğer, Milletin oyuyla yöneticiler seçiliyor ama millet kendi değerleriyle çatışan kanunlarla, anlayışla yönetiliyorsa burada sıkıntı var demektir.

Yeni nizam demek milletin inanç ve kültür değerlerini ve ideal ahlak şartlarını iktidar yapmak olarak kabul etmek manasına alınmalıdır.

Mesele TRT’de başörtülü spiker çalışması değil, mesele Başörtülü -Sakallıların işsizlik sorunu değildir. Mesele Başörtünün temsil ettiği mânânın TRT’de -bütün TV kanallarında, medyada- belirleyici hale gelmesidir…

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışının gerçekleşebilmesi de buna bağlı. İnsanı yaşatabilmenin yolu insan olabilmenin ve insan kalabilmenin sistem şartlarının inşası ile ancak mümkündür…

İnsanı yalnızlaştıran, insanı kudurtan insanı kendi içinde kaybettiren bir anlayışın nizamını devam ettirmek insana kastetmektir.
İnsan olabilmek ve insan kalabilmenin şartlarının ikamesi sağlanabilirse eğer memlekette her kesimin sorunu da çözülebilecektir ki bu insan olabilmenin şartları ancak Müslümanlık hassasiyetlerinin esas alınmasıyla ikame edilebilecektir.

Yaşasın Hazreti Ömer ahlâkının sistemleştirildiği yenidünya düzeni Başyücelik idealimiz.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.