Ümmet Tek Millettir -1-
İlahî beyanla sabit olduğu üzere Küfür tek millettir ve elbette Müslümanlarda… Bir türlü hakikatinin gereğini yerine getiremediğimiz “Müslümanlar Kardeştir” ilahi ihtarı, müjdesi, hikmeti…
Buna rağmen bir takım vesileler ile, (Bosna- Çeçenistan, Afganistan, ırak, Mısır Suriye hadiseleri gibi) “dünya çapında”” hadiseler söz konusu olunca Müslümanların nasılda kendi tabii seyri içerisinde tavırda birlik sağlayıverdiğini birçok kez görmüş bulunmaktayız ve fırsat oldukça da görüyoruz.
Ümmetin doğru adım ve tavırlar söz konusu olduğunda tek yürek olabildiğini görebileceğimizi, bunu temin edebilmenin mümkün olduğunu gördüğümüz bir süreçler… Yalnız burada dikkatten kaçırılmaması gereken bir husus var dış dünya ile alakalı hususlarda gerçekleşmesi nisbeten kolay gibi görünen bu hususun neden Anadolu’da ki “iş”lerde söz konusu olması kolay olamıyor? Bir zamanlar mesela Afganistan için fokurdamış olan Anadolu, Taliban elinde pazarlıksız bir “iman iktidarı” talebine dönünce albenisi sönüverdi mesela, “Rusya”nın durumu bir şekilde dünya siyasetinin acil sorunu olmaktan çıkınca diyelim, üzerinde düşünmemiz gereken diyelim…
Bunun yanında şurası açık ki normal zamanlarda “inşa’Allah –Maşallah” diliyle- edebiyatıyla bizlerin arasında gizlenme fırsatı bulan ama iş kritik noktaya geldiğinde Kamalcı, Esedci Sisici kesiliveren, ortak hareket etmemiz gereken noktalarda kıldan tüyden sebepler üretip birbirilerimizle temasımızı kesmenin yolunu bulan ve esasen yanyana duran bizlerin birbirimizle konuşabilir olmamızı engelleyen içimizdeki pislikleri, her camianın tabanı kendi içlerindeki pislikleri, defettiğimiz ve camiayı onlardan temizlediğimizde, “ihtilal- inkilab”ın nasılda tabii seyri içerisinde gelivereceğinin, “yaşam biçimimizin iktidarı”nın nasılda mümkün oluverebileceğinin labratuar şartlarındaki ispatı olmuyor mu tüm bu yaşanmış ve yaşanmakta olan tecrübeler…
Tabanına İmanın iktidarı hedefini göstermezken, kıldan tüyden sebeplerle kendilerinin diğer yapılanmalardan farkılıkları üzerine destanlar yazan çevreler ve bu çevreler içerisinde yerleşmiş “gizli” hücreler Türkiye Müslümanlarının birinci öncelikli hedefi olmak zorunda, her camianın tabanı kendi içlerine yerleşmiş bu hain “hücre” yapılanmaları deşifre etmek ve bünyelerinden çıkarıp atmak zorunda, her çevreden Müslüman camialar için kaçınılmaz zaruret halinde her çevreden Müslüman kendi iç sorunu olarak görmek zorunda bahsettiğimiz sorunu… Biz buradan çıkıpta herhangi bir çevreyi eleştirecek değiliz ama tüm Müslüman taban, açıklamaya ne hacet elbette imanının iktidarını talep etmekte ve içinde bulunduğu yapının da nihai gayesinin o olduğuna inanmaktadır… Buna rağmen içinde bulunduğu yapının güdücüleri yahut o güdücülerin etrafını sarmış bir takım gizli yapılanmalara bağlı “hücreler”, yahut korkak ve daha önemlisi ahmak sürüsü bahsi geçen “güdücüleri- lider yahut etkili simalarını etkisiz hale getirmenin yollarını arayıp bulmak vazifelerini eksizsiz yerine getirmekteler…
İmanının iktidarı talebi olan Anadolu insanına Müslümanlık hizmeti veren çevrelerin elbette usul farkı anlayış farkı olabilir buna söylenecek bir şey yok bu tabii insanlık hali zaten ama temel tercih noktalarında yoldan çıkıvermek, kritik eşiklerde umulmadık tavırların içine girmek dostun gücünü etkisizleştirirken düşmanın varlığının devamını temin edecek tercihlerde bulunmak işte biz Anadolu Müslümanlarının kendi içlerinde halletmesi gereken noktalardır… Aksi halde Müslüman taban kim ne derse desin bir takım zorlama yorumlar, kripto hainlerin içe dönük provakasyonları dışında Müslümanlığın tabiatı gereği anlayışta ve hedefte zaten birdir… İtikat harici bir takım farklı uygulamalar bizleri ayrı yapmaz yapamaz… İslâm neticede tek tip insan dayatması yapmaz… Fikir hürriyetini, kendinden zuhuru, ruhi varoluşun önünü açmayı temel alır…
Anadolu’nun dış dünyada gelişen bir takım hadiselere karşı refleks tepkiler verirken kolayca “bir” oluvermesinin yanında Anadolu’da neden “bir” oluveremiyor olmasını da başka türlü açıklayabilmenin bir yolunu bilemiyorum. O kararlılığı birlikteliği neden sergileyiveremiyoruz? Tüm iç ve dış sebeplerinin anatomisinin tespitinin yapılması hayati olan mevzu budur. Oysa biz Anadolu’nun kendi “yaşam biçiminin iktidarı”na medfun olduğunu biliyoruz!!!
Bütün bir Anadolu olarak îmanımızın, ahlakımızın cemiyetini mümkün kılacak Başyücelik idealine yönelik yürüyüşümüzde herkeslerin duruşunu bir daha bu yönü ile gözden geçirmesi ve içindeki “aykırı” sesleri ayrık otlarını temizlemesi gerektiğini ihtar eden “acil bir süreç yaşadığımızın şuuruyla…
Bâki selâm…