Ruhban Okulu – Başörtüsü – Tekke ve Medreseler

Yayınlama: 01.09.2013
Düzenleme: 22.04.2015 14:58
1.408
A+
A-

Ruhban Okulu – Başörtüsü – Tekke ve Medreseler

Demokratik çözüm paketleri ve bir takım açılım konseptleri ile toplum ile devlet arasındaki ilişkileri sağlamlaştırma ve böylece devleti güçlendirme çabasında olan hükumetin bu baptan olarak en son Ruhban Okulu ve başörtüsü muhtevalı yeni bir paket hazırlığında olduğu haberi yansıdı basına:

“Başbakan Erdoğan ve kurmaylarının uzun süredir zirveler ve toplantılar düzenleyerek üzerinde çalıştığı ve son hali verilen “Demokratikleşme Paketi”ndeki sürprizler netleşti. Erdoğan’ın “pakette sürprizler olabilir” diyerek vurguladığı sürprizlerden birinin kronik bir iç sorunu, diğerinin ise kronik bir dış sorunu çözecek iki radikal adım olduğu öğrenildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılacak değişiklik ve başörtüsü yasağının uygulama dayanağı olan mevcut yönetmelik değiştirilerek kamuda başörtüsü sorunu aşılacak Ruhban okulunun açılması için ise üniversite modeli hayata geçirilecek.”


“Ruhban okulu: Heybeliada Ruhban Okulu ya da verdiği teoloji eğitiminin türü nedeniyle Rum Ortodoks Ruhban Okulu olarak bilinen, Türkiye’de kısaca Ruhban Okulu şeklinde de adlandırılan, Heybeliada’da bulunan özel yüksekokuldur.”
Ruhban okulunun açılmasına karşılık başörtüsü meselesi hallediliyormuş gibi bir mana çıkıyor sanki oysa, kanaatimce Ruhban okulunun karşılığı Tekke ve zaviyelerin, medreselerin açılması olmalıydı diye düşündük biz.

“Tekke: Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh gibi yapılardır. Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye döneminde tekke anlamında dergâh, âsitane sözcükleri kullanılmıştır. Bazı tarikatlarda hankâh ve âsitane yalnızca merkez tekkeye denir.”

“Medrese: Müslüman ülkelerde orta ve yükseköğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese kelimesi Arapça ders kökünden gelir. Medreselerde ders verenlere “müderris”, onların yardımcılarına “muid”, okuyanlara “danışmend”, “softa” veya “talebe” adı verilir.”

Tanımlarına bakılarak “Ruhban Okulu” bahsinin niçin başörtüsü ile değil de “Tekkeler ve Medreseler” bahsi etrafında ele alınması gerektiğini söylediğimiz anlaşılabilse gerektir.


Tevhid-i Tedrisat kanunu ile kapısına kilit vurulmuş tekke ve medreselerimiz kendi tarihi süreçleri içerisinde birçok sorunları olmuş dolayısı ile birçok yönü ile ele alınması, hem muhteva hem şekil yönü ile doğru bir anlayış üzerinden yeniden yapılandırılması gerekirken cumhuriyete hayat vermiş, anlayış-kabul edilmiş, ideolojiler ekseninde köküne kibrit suyu dökülmüş ve üzerlerine küflü bir kilit vurulup anahtarı dipsiz kuyulara atılmış kurumlarımızın başında gelmektedir. Şüphesiz bu keskin tavrın altında bu kurumların yeniden canlandırılması ile Müslümanların yeniden toparlanması ihtimalinin ortadan kaldırılması yatsa gerektir.


Bunun yanında kamuoyunun, ilgililerince yakından takip edildiği gibi, Ruhban Okulu talebi olanlar bu taleplerinden hiç vazgeçmemişler ve her vesile ile bu taleplerini gündemde tutmanın bir yolunu bulmuşlar ve bu meyanda her türlü destek arayışından da yılmamışlardır. Ama ne yazık ki bizim camia, mesela cemaatlerimiz müfredat yönü ile değil de birçoğu bir işletmeden öte mahiyeti olmayan kendi çevrelerinden birilerinin öğretmenlik yaptığı “laik–modern müfredatlı” eğitim kurumları açmayı marifet bilmişler bununla yetinmişler, bu kadarıyla ikna olabilmişlerdir.

Birçok çevreye yönelik “açılımlar” peşinde koşan hükumetin temelde Müslüman camiaya yönelik açılımlar söz konusu olduğunda çekinik bir tutum sergiliyor izlenimi veren uygulamaları elbette eleştirmek gerekir. Ama objektif bir bakış açısıyla değerlendirecek ve temelde hükumetin “Müslümanlık” davası değil de, kendi ifadeleri halinde “ülkeyi yönetme” davası güttüğünü düşünecek olursak, böyle kabul edecek olursak anlaşılabilir bir tutum gibi görünüyor bu durum.
Bu arada okullara konulan birkaç saatlik dersleri, imam hatip okullarının orta kısımlarına yönelik “iyileştirme” çabalarının sadre şifa olmaktan beri olduğunu söylemeye gerek bile duymuyoruz…

Bizim açımızdan Anadolu Müslümanlarının öncelikli sorununun başörtüsü sorunu değil de, başörtüsü meselesi elbette kıymetli ve ciddi bir sorundur o başka, ama özellikle gelecek açısından bakıldığında medrese ve tekkelerimizin yasal bir zemine oturtulması meselesi bizce daha öncelikli bir mesele olmasından hareketle neden Ruhban Okulu açılırken başörtüsü gündeme geliyor acaba?


Tabii meselenin birçok boyutu olmasına ve söylenecek birçok söz olmasına nazaran şimdilik söyleyebileceğimiz:
Hükumetin Ruhban Okulu’na karşılık başörtüsünü gündeme almış gibi görünen yaklaşımını Müslüman camiadan böyle bir talep gelmemesine mi yoksa Müslüman camianın bu minvalde bir talepte bulunmaya hazır olmadığı yönündeki eleştirilere mi bağlamak gerekir? Yoksa Müslüman camianın bu meseleleri hak ettiği şekilde gündeme almamasını esasen “laik–modern” müfredatın arasına sıkıştırılmış Kur’an-ı Kerim ve Siyer dersleri ile yahut “imam–hatip” okulları müfredatı ile tatmin olduğu şeklinde mi yorumlamalıyız?

Tekke ve medreselerin bütün bir İslâm tarihi boyunca ümmetin varlığının vazgeçilmez unsurları olmuş olmasına ve yeniden var olabilmemiz için de vazgeçilmez şart olmasına nazaran mevzua layık olduğu alakanın gösterilmemesini neye bağlamalıyız acaba?

Gerçekten hemen her yönü ile batmış batı medeniyetinin iklim şartlarında yaşamaya fazlasıyla mı alıştık yoksa bu kokuşmuş çağa teklif edebileceğimiz bir medeniyet telakkimizin olmadığına mı inandık? Öyle ise vah ki vah, gelecek günlerimiz, doğmasını ümit ettiğimiz “medeniyetimiz” adına…

Oysa biz biliyor ve inanıyoruz ki risale sahibi güzide âlimimizin veciz ifadesiyle “Evet ümidvar olunuz. Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, İslam’ın sadası olacaktır!”

Peki, bu nasıl olacaktır? Mektepsiz, medresesiz, tekkesiz mi olacaktır? Laik modern konseptli batılı değer yargıları temelli okullarda yetişmiş İslâm kültürü de bu temelin üzerine giydirilmiş nesiller eliyle, onlar üzerinden mi olacaktır?

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.