Halep’in vebalini veremeyeceğiz…
Halep’i öldürdüler. Ama Halep’in ruhunu öldüremediler. Halep’in ruhu zalimleri mahvedecek. Allah; batılı zalimleri kahretsin.
Ey Halep, bizi nasıl affedeceksin? Ey Halep peki düşmanlarının saldırısı seni üzmez ama dostlarının suskunluğuna ne diyeceksin?
İran’ı eleştirmeden, lanetlemeden Halep’in yanında olmak samimi değildir.
İslam âlemi, Halep ve Türkiye bu haldeyken, zorlu bir süreçten geçerken, gündemimiz süfli işler değil, daha samimi ve duyarlı mevzular olmalı…
Mezhep çatışması diye bir şey yok, mezhep savaşı diye bir şey yok. Mezhep saldırısı var. İran öncülüğünde Şia’nın, Müslüman kardeşlerimizi katliamlara uğratması var. Kelimelere ve cümlelere dikkat… Kavramlara dikkat!
Bu nasıl bir gaflet, nasıl bir dalalet, nasıl bir kafa ki, Halep yıkılırken, katliamlara uğratılırken, insanlar açlıktan ölürken, bir tane bile hastane ve doktor kalmadığı için insanlar ölürken, Şia teröristleri, Esed teröristleri Müslümanları katlederken sen çık; teröristleri Halep’ten çıkaracağız de.
Bu vebali ödeyemezsiniz. Bunun altında ezilirsiniz.
Reel politiğin canı cehenneme… Din samimiyettir. Halep’in yanında sadece Allah var. Halep’te ölen insanlıktır. Halep’te ölen 1,5 milyar İslam âlemidir.
… Mavi Marmara davası düştü…
Kuran ve Sünnet’in bakış açısını hayatının merkezine almayan kimse, istediği kadar en iyi fakülteleri bitirsin yine de kaliteli ve samimi bir kişilik ortaya çıkarmaz. Şuurlu Müslümanlar FETÖ’yü ajan ve İslam’a zarar veren bir şahıs olduğunu her zaman söylüyordu. Sebebi bir şahsı Kuran ve Sünnet bakış açısıyla yargılamaktan geçer… Sevgimizde, nefretimizde Allah için olursa, Allah’ın izniyle hiç bir olay ve kişi hakkında yanılmayız…
Müslümanın bakış açısı olan feraset ve basiretle baksaydık; milat 17/25 Aralık değil, dinimizi hurafe ve riyalarla bozduğu ve saldırdığı an olurdu.
CHP terör örgütü olma yolunda son hız yol alıyor.