GOG

Yayınlama: 23.08.2016
Düzenleme: 23.08.2016 23:30
748
A+
A-

Giovanni Papini’nin yazdığı bir eser Gog… Ama Gog’dan önce yazara ait çizgileri bildirelim. Gıovanni papini İtalyan yazar, şair, gazeteci, edebiyat eleştirmeni. Ateist olarak başladığı yayın hayatına “İsa’nın Hayatı” isimli eseriyle devam etti ve bu eserle Katolikliğe geçtiğini belgeledi. Bunlardan ziyade ilgi çeken tarafı: “Çağımız medeniyetinin ve insanının görünüşünü eleştiri büyüteci altında mükemmel bir tarzla karikatürize etmesidir.”

Kitapta Papini’nin bir tımarhane de karşılaştığı, çok büyük bir servet sahibi olması nedeniyle her meseleyi maddi ölçülerle değerlendiren deliliğin dahisi Mösyö Gog karşılıyor bizi. Birinci dünya savaşı sırasında Enistein, Edison gibi Bilim adamlarını; Gandi, Lenin, Lawrance, Hitler gibi siyasileri; Bernard Shaw, Goethe, Kafka gibi edebiyatçıları; Salvador Dali, Picasso gibi sanat adamlarını ziyaret etmiş ve bu insanların görüşlerini, düşüncelerini, fikirlerini onları konuşturarak kendi zaviyesinden anlatmıştır. Anlaşılacağı üzere bu iş sağlam bir entelektüel alt yapı ister. O yüzden Giovanni Papini okunması gereken bir yazardır.

Kitapta ünlü kişileri ziyaretten ziyade maddi ölçülerle hareket ettiği için Gog hayatın realitesini anlatmaya çalışırken bu işi yine hayatın realitesi ile dalga geçerek yazıyor. Bir misal verecek olursak kitabın “Hasret Çeken Cellat” bölümünde asıl mesleği Cellat olan ve Gog’un isteğiyle onun evinde çalışmaya başlayan Tiapas ile Gog arasında bir diyalog geçer. Cellatlık mesleğini icra ederken hiç vicdan azabı duyup duymadığı sorusuna karşı Tiapas: “Benim için ölümün asıl faili hâkimdir; ben bıçak veya ip gibi, bir aletten başka ne idim? Eğer benim elimde olsa bir örümcek bile öldürmezdim. Bir ceset verip onu dünyadan yok etmeye beni memur eden devletti.” der.

Ve bölüm Tiapas’ın şu cümleleriyle biter: “ siz de kırk yıl cellatlık yapınız, ondan sonra konuşuruz. Kötürüm olmuş bir heykeltıraş nasıl çamur ve kalem hasreti duyarsa bende öylece kesilecek kafa hasreti çekiyorum. Bende elleri kesilmiş bir kemancı gibi ıstırap duyuyorum. Benim hastalığım, sanatıma karşı daima duyduğum ölmez aşkın bir delilidir. Fakat gerçek sanatkârlar daima anlaşılmamışlardır ve iftiralara uğramışlardır.” Ve bir yaş, sahici bir yaş, ihtiyar Tiapas’ın sağ gözünden damladı…

Bu bölümden de anlaşılacağı gibi yazarın eleştirmenliği; yaşanan hayatı alaya almasından ziyade, sosyal açıdan normalleşen hadiselerin tenkidini yine bir realiteden yola çıkarak dile getirmesidir.

“Uygar insanların cellada karşı duydukları bu peşin hükmü bir türlü anlamıyorum. Cellat istemiyorsanız idam hükümlerini kaldırınız.(…) Ama kaldırmak istemezseniz, bu mesleği yapacak insanlar doğuyor diye Allah’a şükrediniz ve onlara gereken saygıyı gösteriniz…”

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.