Din Eğitimine Eleştirel Bakış 1
Herkesin siyaset konuştuğu, siyasetin siyaset dışı unsurlar tarafından dizayn edilmeye çalışıldığı bir ortamda böyle bir yazı ile merhaba demek gündem saptırma olarak görülebilir. Fakat milyonluk mezun kitlesi ve yaşadıkları, şuan 450 bin öğrencisi ile din eğitimi veren imam hatip liselerinin geleceği üzerinde çalışılması gerekir. Din eğitimi konusunda yapılan eleştirilerin kahir ekseriyeti art niyetlidir fakat biz bu art niyetli eleştirileri bile dikkatle takip edip üzerinde çalışmamız gerekir.
Ülkemizde din eğitimi deyince, eğitim sistemimiz göz önünde bulundurulduğunda, akla gelen ilk şey İmam Hatip Liseleridir. Sistem içerisinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri yanında yeni sistemde yer verilen seçmeli dersler üzerinde çalışılması gereken konulardır. İlahiyat Fakülteleri de din eğitiminin çatısını oluşturan kurumlar olmaları hasebiyle önemlidir. Ama halkımızın din eğitimi açısından ihtiyacını karşılayan unsurlar sadece bu sayılanlar değildir. Bu alanda yapılan bireysel çalışmalar yanında vakıf ve derneklerin gayretleri yadsınamaz. Yaz kursları dediğimiz cami merkezli öğretimler ülkemiz açısından son derece önemledir.
Biz bütünüyle bu sistemler içerisinde din eğitiminin nasıl yürüdüğünü değil, ortaya çıkan aksaklıkları gündeme taşımak istiyoruz. Bundan dolayı da bunun sadece bir eleştiri olarak değil iyi niyetli bir hatırlatma olarak görülmesini arzu ediyoruz.
Okullarımızda verilen seçmeli dersler henüz yeni ve aksayan yönlerinin olması da gayet doğal. Fakat bu derslere ait eğitim materyallerinin (uygulama başlayalı 2 yıl olmasına rağmen) olmaması oldukça düşündürücü. Bu konuya sonraki yazlarımızda da değişik açılardan değineceğiz ama öğrencilere milyonlarca kitap dağıtan bakanlığın neden seçmeli dersler konusunda aksaklık yaşadığı açıklanabilir değil. 5. Sınıf seçmeli Kur’an-ı Kerim dersi kitabı olmayan okullarımızın var olması normal değil. Zira bu kitap 2012-2013 eğitim-öğretim yılı ortasında basıldı ve dağıtımı yapıldı. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında bu kitap eksik kalıyorsa burada ya bir ihmal vardır ya da iyi niyet yoktur. Durum diğer seçmeli dersler içinde çok farklı değildir.
Biz sonraki yazılarımızda ilahiyat fakültelerinden başlayarak bazı hatırlatmalarda bulunacağız. Ana hatları ile Din kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümlerinin durumu, İlahiyat Fakültelerinde okutulan dersler ve uygulanan farklı programlar, bu okullarda yetişen öğrencilerin durumu; MEB bünyesinde verilen din eğitimi ve öğretim programlarının aksayan yönleri, dersleri kimlerin okuttuğu ve kimlerin okutabileceği, seçmeli ders kitaplarının durumu, haftalık ders çizelgeleri ve İHL meslek derslerinin ders ve kılavuz kitaplarının ele alınması gibi konuları değineceğiz. Cami dersleri konumuz içerisinde çok yer almayacak ama yeri geldikçe bu derslere de göndermelerde bulunacağız. İlahiyatçıların ürettiği materyallerin meslektaşları ile ücretsiz paylaşımı, okul kütüphanelerinin din eğitimi için yeterli hale getirilmesi, dini sahaya ait eserlerin elektronik ortama aktarılması ve halkımızın hizmetine sunulması gibi problemlere çözüm arayacağız.