Anadolu Öğrenci Birliği
Türkiye’nin dört bir yanında İslami çalışmalar yapan farklı genç gruplar var. Bu farklılıkları Anadolu Öğrenci Birliği bir zenginlik olarak görür. Medeniyet açısından bakıldığında İslam medeniyetinin bu çağda mücadele veren genç topluluklarından biridir Anadolu Öğrenci Birliği. Bir günde kurulmuş bir topluluk değildir. 40-50 yıllık bir yapının müdavimleridirler.
Anadolu Öğrenci Birliği, ‘insan merkezli ve medeniyet eksenli bir yapılanma anlayışına göre hareket eden, araştıran, inceleyen, sorgulayan; akıl, vicdan gibi nimetleri kullanabilen; kendi dönemini, çevresini, dünyasını iyi tanıyan, sorunlarına çözüm üretebilen; adalet, özgürlük, duyarlılık, diğerkâmlık, hikmet, ibadet, ahlak, istişare, kardeşlik ümmet, düşünce, gençlik gibi kavram ve olguları önemseyen; düşünce ve tasavvur dünyasını bunlar üzerine inşa eden’ bir gençlik hareketidir.
Kısaca ‘Şahsiyet sahibi insan yetiştiren bir gençlik hareketidir.’
Üniversitelerde öğrenim gören yüzlerce öğrencinin her birinin farklılıklarına ve farklı düşüncelere saygılı olmayı ilke edinmiştir. ‘Bir şeyi tanımlamaktan ve anlamaktan çok anlamaya yönelik bir yaklaşımı esas alır.’
‘Anadolu Platformu’nun gençlik yapılanması olarak faaliyetlerde bulunan Anadolu Öğrenci Birliği, özelde gönüllerini genelde ise tüm üniversite öğrencilerini kapsayan çalışmalar yürütmektedir.’
Bu çalışmalardan bir tanesi olan 13.08.13 ile 18.08.13 tarihleri arasında Anadolu Platform’un Gaziantep şubesi Bülbülzade vakfında düzenlenen Anadolu Öğrenci Birliği’nin kampına; Ramazan ayından yeni çıkmış, bayramın neşesini ve yorgunluğunu henüz atmış bu gençler Antalya, Adana, Konya,Kayseri,İstanbul, Malatya, Erzincan , Van, Erzurum ,Malatya , Sivas , Isparta … gibi memleketimizin güzel şehirlerinden kampa geldiler.
Kampın üçüncü gününü de tatlı bir yorgunlukla bitirdik. Kimisini önceden tanıdığımız, kimisiyle yeni tanıştığımız kardeşlerimizle oluşan bu atmosferde ‘Müslüman, Müslümanın güvenebileceği bir liman olmalıdır’ sözü kalplerde söyleniyordu. Kampın genel amacı geçen bir seneyi analiz etmek, şehirlerdeki çalışmaları dinlemek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak, eksikliklerini görmek, yeni projeleri değerlendirmek ve günümüz gençliğin nereye gittiği sorusunun cevabını arayan gençlere tarihî, siyasî, toplumsal bilgilerin verildiği derslerde yine gençleri sorgulamaya ve düşünmeye sevk eden bir metot vardır. Hayatını okuyarak bilinçli geçirmeye çalışan, aynı dava için bir araya gelmiş bu gençler insanı düşündüren güzel sorular sormaktalar.
Kampın içinden; Konferanslarda geçen bazı cümleler şu şekildeydi: ‘ Önce kendi zindanlarımızdan kurtulmalıyız. Sonra başkalarının zincirlerini kırmalıyız’ ve ‘ Zihin kodlarımızı ne belirliyor?’ . Alışkanlıklarımız ve ezbere öğrendiğimiz bir hayat canlandı bende.
Hayatın merkezine almamız gereken İslam, geçip giden zamanla bir şeyler yapmalıyız diye sorumluluk duygusu oluşturuyor ve o hislerimiz sanki motive oluyordu. Mısırda yaşanan olaylara karşı İhvan’daki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu dünyaya duyurmak için bugünkü Gazi Antep sokaklarında yaptığımız bu yürüyüş ve basın açıklaması da davamızın ne kadar büyük olduğunu bizlere hissettirdi.”
Anadolu Öğrenci Birliği’ni bir orkestraya benzetirsek, bir davulun tek başına çalması ne kadar dinlenebilir? Ya da bir keman, bir saz… ama orkestradaki her müzik aleti uyumlu bir şekilde çalmaya başladıklarında davul öyle bir yerde vurulur ki besteyi tamamlar. Aynı dava etrafında farklı düşüncelere sahip insanların bir araya gelmesi, fikir paylaşımı yapması ve istişarelere önem vermesi öğrencilerin oluşturduğu bu orkestradan daha güzel bestelerin çıkacağını gösteriyor.
‘Gençliğe, yeryüzünün iyilikle imarı ve nesli ıslah sorumluluğunu kazandırmak’ her Müslümanın vazifesi olduğu gibi Anadolu Öğrenci Birliği’nin de temel esaslarındandır.
*www.anadoluogrenci.org sitesinden alıntı yapılmıştır.