İsmail Beşikçi Kürtler’in Ziyası

Yayınlama: 22.08.2017
Düzenleme: 23.08.2017 00:50
750
A+
A-

06.08.217 günü Sayın Şükrü Gülmüş ile birlikte İsmail Beşikçi’yi ziyarete gittik. Bu öyle uzaktan görüldüğü gibi basit bir ziyaret değil tabi. Biz Şükrü Hoca’nın misafirleriyiz. O olmadan İsmail Beşikçi’yi görmemiz mümkün değil. Kitaplarından tanımak verdiği mücadelenin kimi detaylarını bilmek kendisi ile hemen görüşüvermeyi mümkün kılmıyor. Hiç tanımadığı adamlarla Ankara’nın göbeğinde buluşup konuşmak mümkün değildir…
Neyse ki, Beşikçi Hoca, Şükrü Gülmüş’ün randevu talebini hemen kabul ederek görüşme talebine uygun mekan ve yer noktasında da mutabık kalarak hemen cevap verdi. Biz görüşme saatinde onu bulunduğu mekandan alarak Ankara sokaklarını arşınladık durduk. Gittiğimiz yer güzel bir mekan… İsmail Beşikçi o kadar sakin ve sessiz…
Bilim adamı Sosyolog Dr. İsmail Beşikçi, Hüsnü ve Zahide oğlu, 1939 doğumlu, Çorum İskilip İlçesi Hacıpiri Mahallesi nüfusuna kayıtlı bir Türk. Türk ama, Kürtçülük mücadelesine katkıları ile öne çıkmış bir isim. Kürtlere yapılan zulümleri dile getirdiği için yıllarca hapis yatmış, fikirlerinden asla taviz vermeyerek bu günlere gelmiş. Kürtleri dile getirerek Suriye, İran, Irak ve Türkiye’de asimilasyon politikaları ile yok kabul edilen bir halkın tabir caizsse yükünü sırtlamıştır.
Yeri gelmiş Kemalist ideolojyi yanlış politikaları sebebiyle eleştirmiş, enternasyonalizm türküleri söyleyen kimi sol düşünce mensuplarının açmazlarını ortaya koymuştur. Ama, yolundan ve çizgisinden asla taviz vermemiştir.
Bugün nerdeyse 80 yaşına merdiven dayamış olan İsmail Beşikçi bir anlamda Kürtlerin Ziya Gökalp’idir. Ziya Gökalp Kürt olmasına rağmen ‘Türkçülüğün Esaslarını” yazmış bir ittihatçı…”Kürt Aşiretleri Üzerine Sosyolojik İncelemeler” kitabını yazmış, Kürtçe alfabe üzerine çalışmış bir isim..
Aynı dönemlerde bir başka ittihatçı daha dikkat çeker Abdullah Cevdet… Oda Kürtçülük akımının öncülerinden. Damızlık erkek getirilmesi fikrinin mucidi…
Türklere kavmiyetçilik prangasını takanlar tabi ki ziya Gökalp’le sınırlı değildir. Pavrus’lar, Moinz Kohenler devrededir… Aynı anda bütün Osmanlı coğrafyasında yaşayan kavimlerin tamamına bu zehrin sistemli bir şekilde enjekte edildiğini görüyoruz. Osmanlı mozayiğini parçalamak için emperyalistlerce bulunmuş en iyi yol budur. Böylece çeşitli kavimlerden oluşmuş toplulukları bir tabuta koyarsın ve tabutun çivilerini de kendilerine çaktırırsın. İktidara getirdikleri İttihat ve Terakki Cemiyeti vasıtasıyla ayrılıkçı akımların tohumlarını atan empertalist devletler, Araplar arasında da kavmiyetçilik akımını başlatırlar… Meşrutiyetin ilanından sonra kurdurulan El-İha Ül-Arabi, El-Müntedi Ül Edebi, Cemiyet ES- Suriyet El-Arabiye gibi birçok teşkilat vasıtasıyla Araplar’a ırkçılık propagandası yaparlar. Yayınladıkları beyannamelerde:
“… Ey damarlarında hamiyet ve gençlik kanı dönenler biz her vilayette birbiri ardınca üç vali öldürürsek memleketlerimize tayin edilecek valiler artık her arzumuzu kabul ederler.
… Ey ahali kuvvetli çeteler teşkil ediniz, zalim Türkiye devletinin adamlarından memleketimizde kimi bulursanız öldürünüz.”
Arap İhtilali Cemiyeti: “… Ey Araplar kalkınız, ey Kahtaniler kılıçlarınızı kınından çıkarınız. Şahsınıza, cinsinizr, lisanınıza düşmanlık gösterenleri ve sizi tahkir edenleri memleketlerinizden temizleyiniz.” der. (Osmanlı İmparatorluğunda Ayrılıkçı Arap Örgütleri, Arba Yayınları, Hazırlayan Ayşe H. Aydın, Aliye Divan-ı Harb-i Örfisi Tanin Matbaası İstanbul, 1916, (2.Baskı 1993 İstanbul sh.38)
Böylece Türkler, Kürtler ve Araplar, kavmiyetçilik belası ile zehirlendiler.
Benim merak ettiğim şey, bu mücadele adamı İsmail Beşikçi’nin şimdiki düşünceleri nelerdir? Öyle ya ömrünü harcadığı dava, şimdi Amerikan kanatları altında ikbal bulma yolunda adım adım ilerliyor. Karşısında olduğu Amerikan emperyalizminin Kürd davası ile alakasının sebepleri nelerdir. Bugün sınırlarımızda PYD’ye destek için binlerce tır silah yardımında bulunan Amerika, herhalde Kürd’lerin kaşına gözüne hayran olduğu için yapmıyor bunu. Uçakla bile 10-15 saatlik uzak bir mesafede olan Amerika, bizim sınırlarımızda PKK/PYD eliyle bayrak gösteriyor. Buralarda bir değil onlarca atom bombası patlasa Amerikanın kılına zarar gelmez. Olan Kürdlere ve Türklere olur… O halde Kürdlerin istiklalini ilan etmesi bize ve Kürdlere ne kazandırır? Yapılanlar, olanlar Amerikan çıkarlarına hizmet değil mi?
İsmail Beşikçi’ye bu minvalde sorular sordum.
Aldığım cevaplar nedir?
………………
Onları Şükrü Hoca’ya havale
ediyorum…
Meselenin hakikati, Sayın Salih Mirzabeyoğlu’nun “Beni “Kürd’ün meselesi nedir?” suâlinden çok, “Kürd’ün meselesi ne olmalıdır?” davası ilgilendiriyor…” Tesbitinde gizlidir.
Yalnız, şu kadarını söyleyelim: “Orada bir Kürd devleti kurulsun da kim kurarsa kursun. Şeyten kursa bile biz bunun için ona bile tapmaya hazırız” mantığı yanlış hem de çok yanlış…
Kürd, Türk, Arap, Acem bütün insanlığın yaşadığı meselelere dair alternatif çözüm üreten fikir İBDA’da var…
İsmail Beşikçi’nin şahsında bunu gördüm…

İsmail Beşikçi ile

Şükrü Gülmüş ile

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.