Sabah Namazı Devrimcileri

Yayınlama: 03.03.2014
Düzenleme: 22.04.2015 14:57
1.328
A+
A-

Sabah Namazı Devrimcileri

Namazı idrak etmek ve o idrakten zuhur edecek davranışlar ile inşaya koyulmak YENİ DÜNYA DÜZENİNİ… Namazı anlayamayan anlayışın anlayışından bir hayır gelmez… Onun için önce namazı anlamak, önce namazın anlaşılmasına çalışmak sonra “vatan kurtarıcılığı yoluna düşmek gerekir… Namazı olmayanın kurtardığı vatandan da edindiği yurttan da bir hayır bekleyemiyoruz biz…

Onun için YANİ DÜNYA DÜZENİ peşinde olan Ümmetin has evlatlarına sözümüz… Namazın keyfiyetini cemiyete taşımak azminde olana… Namazı yaşamak azminde olana…


Sözü işinden geri de duran takımı… Önce işi sonra sözü ortaya çıkan takımı… Yarın hayali kuran, hayali olmasa hiçbir kıymeti olmayan mücrim takımı… Sabah namazlarının arka saf müdavimleri…

Sözün mahcubiyet şalına bürünmüş, sarığı da cübbesi de, sakalı da önce ruhun da olan takımı…

Söylenmese de olur sözlerin, yapılmasa da olur işlerin o mücrim dilinden, o mücrim bedeninden sadır olmasından günahtan kaçar gibi kaçan mahcup yiğitlerin takımı…

İçinde bulunduğu şartlar ve sahip olduğu imkanlar ile yarın hayaline tuğla taşımak azminde olan, yüreği yanıp kavrulan ama hepimiz gibi yiyip içen oturup kalkan bizim gibi görünmesine rağmen asla bizden/bizim gibi olmayan, yarınlardan bu günlere kopup gelmiş, bu günleri yarınlara hazırlamaktan başka bir ihtiyaçla nefes almayan istikbalin evlatları…

Fahr-i Kainat efendimizin “kardeşlerim” hitabına mazhar olmanın azminde olan Ümmet-i Muhammed’in seçkinlerinden olma hevesindekiler…

Müslümanın boynu büküklüğünü yüreğinde hançer diye yaşayan kuytuların kahramanları… Hiçbir kafir Müslümana neyi nasıl yapacağını, dinini ne kadar nasıl yaşayacağını söylemek densizliğinde bulunamaz diyen Allah’ın seçilmiş kulları… İstanbul’u fethetmenin yanında sönük bir amel kalacağı kendini ve asrı fethetme, imanının ahlakının dünyasını kurma, o dünyayı kurmak için gerekli arsayı küfrün elinden almak azmindeki fatihlik şuuruna talip mustarip soyu…

Aciz ruhunu, çevresinin çaresizliklerini eleştirmeye değil de yapılmayan, yapılamayan, anlaşılmayan ve anlatılmayan ne varsa tüm bu eksiklerin ve olamayışların biricik sebebini kendi olamayışında gören, bu ıstırabı, bu olamayış ıstırabını biricik varoluş yakıtı olarak kullanan, çevresinin ne kadar mazereti varsa hepsinin hesabını kendi nefsi adına yüklenmiş, kimseciklere söyleyecek sözü olmayan yalnızca yanan sürekli yanan yalnız, hep yalnız mücrim soyu…

SABAH NAMAZI DEVRİMCİLERİ…

Yüreği bütün bir kâfir soyuna meydan okuyacak kadar pervasız ve güçlü iken, her Müslümanın mazeretini gören ve anlayan esasen onlara söyleyecek söz bulamayan, onların maruz kaldıkları sam yelinin mazeretlerini gören geçen yüz küsur yıllık dönemin sorumluluklarını omuzlarında hissederken ümmete değil yalnızca küfre ve olamayışına, küfre yenik düşmüşlüğüne hınç besleyen…

Sabah namazında ve caminin kuytu köşesinde boynu bükük… Müezzinin “hayyaalessaleh” nidasından, sonra, dalıp gittiği tefekkür aleminden, zikrinden, yavaşça sıyrılarak imamın arkasında son saf ta son kişi olarak görünen, boynu bükük ve içlene içlene huzura çıkan ve huzurdan ayrılan mücrim soyu…

Gerçi ruhsuz, imam-müezzin takımının arasında ruhsuzlaşma, heyecanını kaybetme, kalabalığın arasında kalabalık haline gelme tehlikesi var ise de sen, istikbalin evladı, o ıslanmış küflenmiş odunları da tutuşturmakla vazifelisin, şuurluluğunun şevki ve aşkının ateşi buna yetmeli… Onları ve tüm küf tutmuş gönülleri er meydanlarına çekecek keyfiyeti bürünmeli ve sarmalısın bütün ruhları…

Bulunduğu yerde kendi mevzusunun çiftçiliğini dipsiz bir sükut ve derin bir teslimiyetle yaparken/yaşarken aynı zamanda sahip oldukları tüm imkanları ve kabiliyetleri büyük hayalin emrinde, o şanlı cemiyetin inşası yolunda nasıl semerelendirebilirim tasası ile yanıp tutuşan, her türlü kaba softalıktan uzak erdem abideleri…

Küfre tepeden bakmanın nasıl bir şey olduğunu bu gariban Ümmete kemaliyle/kemâl ile gösterecek, Mümine karşı şefkatli Kafire karşı şiddetli, yiğit, Müslüman ahlakını şahsında pırıldatma azminde, Hazret-i Ömer ahlakına özenen, Hazret-i Peygamberin ahir zaman kardeşlerinden olma heveslisi gerçek Müslüman soyu…

Kafirin Mümine emreder olmasından rahatsız olan insan soyu… Her anlamda ve her sahada donan ve şehitlik şuurunu kuşan… Ölmeden önce ölenlerden olmak azmine bürün…

Bütün fikri kavramaya çalışan, “TEVHİD” şuurunun mistik evlatları… Alemle kendi/insan/ arasındaki alakayı ilahi beyana uygun şekilde, BİR-BÜTÜN halinde kurma azmindeki çağın evlatları… Şiirden güzel yarınlar işte senin o ruhundaki ıstıraptan, varoluş sancısından doğacak… sen alemle kendin/insan arasındaki alakayı ilahi beyana uygun şekilde kurmaya azmettikçe ortaya çıkacak engelleri teker teker ortadan kaldıracak, olması gereken hale sokacak, alemin insan için ve insanın da Allah için olduğu gerçeğini meydan yerine dikecek olansın… İlahi beyandan başka iktidar, Müslümandan başka söz sahibi kalmayana dek…

Öylesine değer ver ruhundaki ıstıraba… Öylesine sahip çık… Öylesine dikkat et ruhunun nakşına, o nakış üzerine inşa olacak insanlığın nefes alabilmesini sağlayacak yarınlar…

O kutlu güne hazırlamalısın kendini seni, sizleri tanımama gerek yok… Hazırlamalısın kendini… Hiç boş durmamış olarak… Benim tembelliğim kurmayı azmettiğimiz yarınların eksik olmasına ve belki de kurulamamasına yol açacaktır endişesi altında… hep o günü yaşayarak hazırlanmalısın o güne… Hep o günü yaşayarak…

Alemin küfür zilletinden kurtulmasını, hakikat yolunda özgürleşmesini istiyorsan sabah namazında camiye gel, sabah namazında camide olmaya bak… ilk adımın bu olsun…

Sabah namazı ile başlayacak “Namazın yaşandığı” cemiyeti kurma senin ellerinde…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.