Boykotu Anlamak – Yûnus Emre Çelik

Yayınlama: 07.08.2014
Düzenleme: 22.04.2015 18:13
1.248
A+
A-

Günümüz kapital sistemleri, devamlılıklarına halel gelmemesi için sürekli bir üretim-tüketim döngüsünü sağlayabilmek amacıyla insanları kendine çekmeye muhtaçlar. Dört yanımızı saran reklam panoları, televizyon reklamları, ışıklı tabelalar ile renk cümbüşüne dönen dünyada sonu gelmeyecek bir tüketim, büyük şirketlerin ve hükümet sistemlerinin ayakta kalabilmesinin yegane yolu olarak görünüyor. Tabi böyle bir sistemde halkın da elinde bir süper güç olarak, ülkemizde de yavaş yavaş yerine oturan boykot yer alıyor.

İsrail’in Gazze üzerinde uyguladığı terörizm, şiddetini artırdığı, yüzlerce ölüm haberi geldiği vakitlerde ancak dünya gündeminde bir yer bulabiliyor. Bu gibi zamanlarda hemen ilk akla gelen tepki yöntemi olan boykotsa kimi ülkelerce kararlılıkla uygulanırken zulme karşı gerçek bir tepki olarak kendini göstermesine rağmen bu anlayış, ülkemizde henüz önemi anlaşılamamış bir uygulama olarak kaldı. Ancak son saldırılardan sonra uyanmaya başlayan ciddiyetli bir boykot anlayışı ilk defa belediyelerce dahi uygulamaya konularak geniş ses getirdi. Özellikle Coca Cola üzerinden yürüyen bu hareket, Coca Cola firmasını ilk kez bir açıklama yapmak zorunda bıraktı.

Meydana gelen gelişmeler her ne kadar bu duruşun halka inmesi ve yayılmasının faydalı olacağı ya da olmayacağı, önceliğin hükümet ya da büyük firmalar üzerinde olduğu görüşlerini doğursa da anlamamız gereken ekonomik sistemlerin arz-talep aritmetiği üzerinden yürüdüğüdür. Hayatımızın büyük kısmını kaplayan reklamlar, zihnimizde arzın meydana gelmesi için sürekli mesaj yollarken biz karşılık olarak ettiğimiz taleple asıl güç konumunda bulunuruz. Bu yüzden belediyelerin ve kimi esnaf ve kurumların boykota öncülük etmesi işleri bir nebze kolaylaştıracak olsa da asıl gücün arzın temel hedefi olan halkta olduğunu görmezden gelmemek gerekiyor.

Konya’yı ele alacak olursak, bugün merkez belediyeler, Büyükşehir, Selçuklu, Meram ve Karatay ile Akşehir belediyesi, sosyal tesislerinde kolalı ürünlerini tamamen kaldırarak destek verdiler. Bu harekete katılan bazı esnaflar da bulunmasına rağmen diğer belediyelerden ses gelmemesi, özellikle muhafazakâr duruş sergileyen Makromarket, Sincap, Adese gibi marketlerin sessizliği, sermaye içindeki İslami kesimin zafiyetini gözler önüne serdi. Bu duruma dur demenin tek yolu olarak yine arzı keserek bilumum alışveriş kurumlarının Müslüman dünyasında büyük acılara sebebiyet veren ülkelere sermaye taşıyan ürünlere halkın bizzat başlatacağı bir boykot olduğu anlaşılıyor.

Netice itibariyle genel resmi görmeye çalışırken gözden kaçan detayların ehemmiyeti anlaşılıyor. Dünyaya hâkim olduğu iddia edilen ve hatta hükümetleri bile elinde tuttuğuna inanılan firmaların gücü yine halk elinden geldiği için değişimi başlatacak müessir, yine fert fert büyüyecek olan kararlılık ve azimden başkası değildir.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.