Ne diyordu muhalefet geçmiş yıllarda?
Bakalım…
1970
ECEVİT; Kömüre, gaza, mazota %100 zam, demir çelik ürünlerine %100 zam, çimentoya bir büyük zam ardından bir zam daha, ekmeğe, süte, ete zam, kâğıda %400, tuza % 550 zam ve daha nicelerine zam…
ERBAKAN; Bakkalda ampul yok, çamaşır tozu yok, tuz yok, yağ yok..
1989
DEMİREL; %150 faizle Türkiye’de sanayi kurulacak, sanayi işleyecek.. Bu mümkün mü?
1991
ERDAL İNÖNÜ; Halka verdikleri vaatleri gerçekleştirmek için ülkenin kaynaklarını sarf ediyorlar ve sonunda vardıkları yer yine başladıkları yer.
DEMİREL; Senede 30 km otoyol yaparak geliyor Türkiye, ne hava alanı var, ne yollar var, ne okullar var, ne sanayi var..
1994
ÇİLLER; Faizlerin yıllık bazda %1000’e kadar çıktığını biliyoruz.
KILIÇDAROĞLU; İşçinin ağırlıkta olduğu yere değil de işçinin olmadığı yere hastane yapılmış.
2000
ÇİLLER; OECD 1.si bir Türkiye, şimdi % 9.4 küçüldü.
Bütün bu eleştiriler, tespitler; özgürlükleri en kısıtlı olduğu dönemlerde yapıldı. Muhalefet, özgürlük ya da demokrasi üzerinden yapılmaz, yapılsa da millet prim vermezdi. Çünkü bu ülkenin insanlarının, özgürlükten, demokrasiden çok daha büyük sorunları, çok daha elzem ihtiyaçları vardı.
Bize göre ülkenin öyle bir sorunu da yok ama yine de şunu bilin ki; bu ülkede artık muhalefet “iş yok, aş yok, yol yok, hastane yok, hizmet yok, para yok” diye yapılamıyor, artık bu sorunlar çözüldüğü için mecburen “daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi” gibi farazi söylemlere başvuruluyorsa bu; Türkiye’ye Cumhuriyet tarihinin en büyük sıçrayışını yaşatan Tayyip Erdoğan sayesindedir.