Reklam
Reklam
Anadolu Günlük Gazetesi -

Mezhepsizlik Nereye Götürür?

Mustafa Bilgiç
Mustafa Bilgiç
  • 03.05.2014

أعوذ بالله من السييطانا الرجيم

بسم الله الرحمن الرحيم
الحمد لله رب العالمين,والصلاة والسلام علي رسولنا محمد وعليآل رسولنا محمد.

Mezhepsizlik Nereye Götürür?

Büyük âlim Muhammed Zâhid el-Kevserî Rahmetullâhi Aleyh, mezhep tanımama, kabul etmeme tehlikesi ile ilgili olarak, “Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür” 6) Said Ramazan el-Bûtî, Mezhepsizlik İslâm Şerîatını Tehdit Eden En Tehlikeli Bid‘attir. başlıklı makalesinde bakınız neler diyor:

Mezhepler sağlam temeller üzerine oturtulmuştur. Peki son zamanlarda liderlik sevdasıyla biri ortaya çıkar da müctehidlerin ictihadlarının yerine kendi görüşünü ikâme edip, insanları, mezhepleri bırakmaya çağırır; mezheplerin mensuplarını şaşkınlık içerisinde bırakmaktan ve gösteriş budalalığından öte bir esasa dayanmayan kendi imamlığını (müctehidliğini ! ? ) mezhepsizlik üzerine oturtmaya çalışırsa eğer, siz kendisini böyle bir vesvese ve kuruntuya kaptıran birine ne diyebiliriz ki.

“Böyle birine, ya deli teşhisi konulmamış fakat Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine götürülmemekle hata edilmiş bir düşünme engelli deli dersiniz; yahut da böyle bir adamın delilerin akıllılarından mı, yoksa akıllıların delilerinden mi olduğunu kestiremezsiniz her halde.

“Bir müddetten beri bazılarından buna benzer nâralar duymaya başladık. Ki bunlar, akıllarınca müctehid imamların ictihadlarını ortadan kaldırmaya yönelik olarak İslam Fıkıh sisteminde ictihâda yelteniyorlar. Bu kuruntularına kulak asmadan önce, bunların akıllarından bir zorlarının olup olmadığı hususunda bir tıp psikolog doktoruna muâyene ettirilmeleri gerekir.

“Kendilerinde birazcık akıl bulunduğu tesbit edildiği takdirde, bunların, İslâm ümmetini din ve dünya işlerinde parçalamaya yönelik hedefler peşinde koştukları ve üzerlerine İslâm güneşi doğduğundan beri aralarında devam eden uzunca bir kardeşlik döneminden sonra bu ümmeti birbirleriyle didişmeye ve boğazlaşmaya sevk edecek lanetlenmiş hedefler güttükleri ve kesinlikle bu dinin düşmanlarından oldukları ortaya çıkar.

“Basîretli ve akl-ı selim sahibi bir Müslüman bu gibi propagandalara kanmaz. Evet, böyle bir Müslüman, tâbiûn devrinden beri bu dînin usûl ve furûunu Efendimiz’den (S.A.V.) miras edindikleri gibi koruyan müctehid imamların etrafından ayrılmaya çağıran bir davet işittiğinde, yahut kulağına mezheplerden birine yönelik bir saldırı yapıldığında, mutlaka bu meş‘ûm (uğursuz) sesin çıkış yerini aramalı, bu fitne yuvasını muhakkak keşfetmelidir.

“İslâmî ilimleri hakkıyla okuyan samimi bir Müslüman’dan böyle bir ses duyulmaz. Bu ses, olsa olsa İslâmî ilimleri üstünkörü, başlıklar hâlinde ve kendi emellerine hizmet edecek kadar öğrenip, İslâm âlimleri arasında gizlenmiş sahte bir Müslüman’dan duyulabilir. Aklı selim sâhibi bir Müslüman, kendisinde mevcut basîret nûruyla araştırdığında, bu çatlak sesin çıkış yerinde, Müslümanlar’ın dertleriyle sadece gösteriş olsun diye dertlenen birine rastlayacaktır. Öte yandan bu adamın, Müslümanlar’ın dert ve sıkıntılarına aldırış etmeyen bir takım kimselerle samimi olduğunu, ancak fazilet güneşinin batış yerinden (Batı’dan) gelen eskiler hâriç, önüne gelen her eskiye düşman kesilen bir kimse olduğunu görecektir.

“İmam Ebû İshak el-İsferâyinî’nin buyurduğu gibi, ‘Bu işin önü safsata, sonu zındıklıktır.”

Bu İslam’a uymayan dâvet, yalnızca dinsizliğe uzanan bir köprüdür. Böyle bir dâvetin istilâ ettiği diğer ülkeler, küfür bataklığına saplanarak helak olmuşlardır. İslam coğrafyasının cayır cayır yanmasının sebebi de bundan dolayıdır. Bir hadisi Şerif de şöyle buyurulur:

ﻻ يلدغ المؤمن من جحر واحد مرتين

“Mü’min, parmağını bir delikten iki kere ısırttırmaz.”Buhârî ,Edeb ,83. Müslim ,Zühd ,63.

Akıllı o kimsedir ki, başkasının uğradığı musîbetlerden ders alır.

Nitekim Yüce Rabbimiz Kuranı Kerim’de

والله يقول الحق.وهو يهدي السبيل.
“Doğruyu Allah söyler (ve söyletir), doğru yolu gösteren de odur.”Ahzab Ayet:4

Buyurur.Buna göre Hak ve hakikatten ayrılmamak gerekir.

Mezhep Karşıtlığı
Mezheplerin görüş ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir. Mezhep imamlarımızı bölücülükle suçlayan mezhep karşıtları şu mealdeki ayetle kendilerini savunmaktalar;Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bölünen ve ihtilafa düşenler gibi olmayın. İşte onlara büyük bir azap vardır. Bu kimseler Ayetin sebebi nüzülünü bilmeden veya kasten ayete yanlış mana vermektedirler. Bu ayetin Yahudi ve Hıristiyanların durumu üzerine nazil olduğundan dahi habersiz olan veya bile bile çarpıtan bu adamlar, bir de kalkıp bu ayete yanlış anlam vererek büsbütün çıkmaza girmekteler.

Sonuç Olarak
Mezhepler gereklidir.Tek bir mezheb olsaydı İslam aleminde her alanda büyük sıkıntı yaşanırdı,İslamiyet çözümsüz ve içine kapanık, dogmatik,kendini yenileyemeyen bir din haline gelirdi. İslâm Dininin Kendini yenilemesi de bu Mezheb mirasının zenginliğindendir.Mecelle’deki “Zamanın değişmesiyle ictihadî hükümlerin değişmesi inkar olunamaz.” Kaidesi gereği günümüzde Naslarla belirlenmemiş konuların dışında ihtiyaç olduğunda ehil kimseler ve D.İşleri Başkanlğıı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, Müçtehitlerin bize bıraktığı mîrastan istifade ederek bizlere yol göstermektedirler.Günümüzde Dini İlimlerde Yüksek Lisans ve Doktora ve Üstü çalışmalar birer meselelerde içtihat denemeleridir.

Yaşayan Dört Mezhebin dışında orijinal kaynaklarda sistemi yaşayan ancak dört yüzden fazla (mensubu bulunmayan) Hak Mezhep vardır.

Müçtehitler çoktur. Örneğin Sadece İmamı

Azam’ın yetiştirdiği binlerce müstakil müçtehit vardır .Saygılarından Hanefî mezhebine bağlı kalmışlardır.Hanefî mezhebinin dışında da bu dört yüzden fazla mezhebin ekolunun içinde’ bir çok müçtehit çıkmıştır.

Şunu hemen belirtelim bu kadar Mezheb mirasını kafamıza göre daldan dala atlayarak kullanamayız. Buna ihtiyaç halinde ancak ehil kimseler (İlgili kurumlarımız, müftülerimiz ve fetvayı yetkili kimseler) karar verirler.

İslâm bütün bu mirasın tamamdır. Tek bir Mezheb eşittir İslamiyet dememiz mümkün değildir. Büyük evrenlerin,okyanusların içinde damlalardan oluşan bir misal olan İslâm Fıkhı Mirası müslümanların bütün ihtiyaçlarını giderecek yetenektedir. Rabbimizin gönderdiği Dini Mübini İslamın büyüklüğüne de ancak bu yakışır.Hac da ,yolculukta ,her türlü halde Müftülerimiz,Vaizlerimiz,Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ,İslâm Âlimleri,İslâm Ülkeleri Fetva Kurulları vardır. Güneş enerjisi suyunu kullanma ,çamaşır makinasını kullanma ,tüp bebek vb. güncel ve modern meselelere çözüm üretmektedirler. Allaha Hamdolsun.Rahmet olarak bu miras devam ettirilmektedir.

İslâm Ümmetinin en büyük sorunu Dinini iyi öğrenmemesidir..Bu yüzden İslâm Ümmeti mezheplerini,Kuran Arapçası dediğimiz Fasih Arapça’yı ,tarikatlerini,cemaatlerini,islam mirasını çok iyi tanımalı ,bilmeli , öğrenmeli ve onlara iyi sahip çıkmalıdır..Yoksa başkaları bu güzide kurumlarımızın içini boşaltabilirler.İslam dünyasındaki kaos ve karmaşanın sebebi işte bu noktadaki cehalettir.İslam ülkeleri acilen dini kurumlarıyla t toplanıp buna çözüm bulmalı, müslaman insanlarını iyice eğitmelidir. İslamın ve insanının durumunu.

Suratle. Evrensel ve fiili bir dile ve pozisyona ulaştırmalıdır.

Mezhep karşıtlığı kadar Mezheb taassubu da sakıncalıdır.

Bugün birileri çıkıyor.Mezhepleri yerden yere vurmaya çalışıyor, bir diğeri hadisleri, tarikatları cemaatları inkar etmeye çalışıyor.Esas amaç bizleri Resûlullah (S.A.V) ‘e götüren yolu ortadan kaldırıp; Bizleri İslâm dan uzaklaştırmaktır..Bunların tamamı Oryantalist ve zamanın İslâm karşıtı “hakerman”lerinin ve “lawrence”larınının müslümanlara bulaştırdığı İslam Dinini yıkmak için üretilmiş, fikir bazında İslam ve müslümanlara karşı hazırlanmış proje virüslerdir. Bunlar İslâmla mücadeleyi kendisine meslek edinmiş Yüce İslam Dinini yok etmek isteyen merkezlerin projeleridir.Ama başaramayacaklar.Çünkü” Rabbimiz Onu Biz indirdik. Onun koruyucusu Biziz” buyuruyor. Hicr Ayet :15 .

Rabbimiz İslamın, Müslümanların ve İnsanlığın Yâr ve Yardımcısı olsun. Amin. Mezhebler konusun da yazımız burada sona ermiştir. Yeni bir makalede buluşmak üzere Allaha e للمتقين manet olunuz. Değerli okuyucularımız.

وآخر دعونا أن الحمد لله رب العالمين.والعاقبة للنتقين

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.