Zaman Zaman İçinde…

Yayınlama: 03.09.2013
Düzenleme: 22.04.2015 15:35
1.373
A+
A-

Zaman Zaman İçinde…

Zaman acelesi varmış gibi gidiyor, telaşı ile o kadar hızlı geçiyor ki hayatımızdan biz daha nedir, ne yapar diye anlayamadan yenisine bırakıyor yerini. Saat, dakika, gün, hafta, ay derken yıl geçiyor. Her gün, her hafta yeni başlangıçlar sözleriyle yeni zamana başlarken bir bakıyoruz başlayamadan hepsini bitirmişiz. Farkında olmadan yitirmişiz.

Zamana anlamlar yüklüyoruz. Her yeni gün yeni beklentilerle uyanıp, uyanabildiğimiz için şükrediyoruz. Uyanmak yaşamak, uyanmak var olmak, uyanmak yaşamın farkında olmak demek. Sabah ezanı en güzel makamında semaya ulaşırken, dua için selam duranlar meleklere kendilerini duyurabilmenin şükründe, sessizce dua edip sessizlikte seslerini duyururlar.
Sabahın ilk ışıklarıyla uyanan birisi için güneş en güzel yanını gösterir. Kıpkırmızı haliyle doğal içten ve kocaman bir gülümseme sunar kendisini selamlamak için erken uyananlara. İnsan değmemiş, insanla kirlenmemiş tertemiz hava kendisini fark edenlerin tüm hücrelerine ulaşmak için dolaşır durur avare ortalıkta. Tertemiz hava çeşitliliğiyle bereket, farklı tatlarıyla lezzettir.

Sabah bu kadar anlamlı olan zaman, insana uyup kendi telaşında alelacele giderken kendisiyle birlikte bizden de birçok şeyi alıp götürür. Ömrümüzü, hayallerimizi, beklentilerimizi, sevdiklerimizi yanına alır, kullanılmayan kısmını da önüne katıp çeker gider. Serseri yar gibidir, gitme desek dinlemez, bekle desek beklemez.
İyi hissettiğimizde geçmesin diye dua ettiğimiz, kullanmaya kıyamadığımız, minik parçalar halinde azar azar tüketmeye özen gösterdiğimiz zamanlar, zor durumlarda geçmek bilmez. Kıtlığında kıymetlidir, dolu dolu yaşamak için çabalarız ama o yine kendi bildiğini yapıp istediği zaman arkasına bile bakmaz.

Sıkıntılarımızda, üzüntümüzde, beklediğimizde anlamsız koca yüktür, yerinden kaldırıp atmak isteriz ama çöreklenir kalır üstümüze. Saat yerini bir sonraki saate bırakmak için nazlanır, yeni zaman yerinden kalkıp almaz yerini. Zamanın göstergesi saatteki tik tak sesleri kendisinden nefret etmemize neden olur. Saate baktıkça ilerleyeceğini düşünür, çoğu kez gözümüzü ondan alamayız. Kalbimiz ağrırken gelmez sabah, iyi haberlerde gülmez güneş. İçimiz sıkıntıyla doluyken hava boğar bizi. Tüm bunlar için zamanı suçlarız.

Zaman dalga geçer kendisine itibar etmeyenlere. Kıymetini bilmediğimizde acısını çıkarır bizi orta yerde bir başımıza bırakarak.

Zamanı geri alma şansım olsa, bir daha aynı zamana dönsem cümlelerini kurarken fark ederiz ona nasıl haksızlık ettiğimizi. Kendi bencilliğimizden, korkaklığımızdan, kararsızlığımızdan, tembelliğimizden, güvensizliğimizden yakalayamadığımız, yüzüne bakmadığımız, farkında olmadığımız zamanı elimizden kaçırıp gideriz.

Zaman giderken, zamansız gidiyor. İlaç oluyor derman bekliyoruz, beklediğimizde gelmediği için kızıyoruz. Geçmesi için dua edip, yenisi gelsin diye ümitsizce yalvarıyoruz. Zaman kendisine yüklediğimiz anlamlarla, kendisinin de hayatımızdaki farkında olmadığı yanlarıyla gidiyor. Ömür geçiyor, zamanı yakalamak için koşarken, arkada bıraktıklarımızı görmüyoruz. Güzellikleri, iyilikleri, sevgileri zamanında yaşamayıp, farkına varamayıp, yeni zamanları bekliyoruz. Yeni zaman geldiğinde de biz olmuyoruz. Zamanı varken yapmak, yaşamak lazım. Zaman için şükretmek lazım…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.