İslâm, Moda Olmasın!
‘Tarihteki en iyi kızlar partisi’ sıfatını kullanıp bu partiye muazzam paralar döken ama belki de hepsinden de öte kızlara özel partide dansöz oynatan kesimin başı örtülülerden çıkacağını söyleseler oturur gülerdim. Aklım almazdı bunu!
Ama şimdi öyle bir tür peyda oldu ki bunlar başörtü ve modayı yan yana getirip tesettür algısını katlediyor! Kimse onlara hakikatli bir dur diyemedi de ondan mı bu kadar azdılar!
Bunların içi nasıl rahat ediyor? Vicdana sahipler mi? Başını örtüyor (!) ama ahirete inanmıyor mu?
Sor Allah’ım. En çok bunlara sor… Tahammül edilesi değil!
Senin âyetini inkâr etseler kâfir diyip kurtulacağız ama onlar hem kabul edip hem o âyeti yerin dibine sokuyorlar!
Tesettür ve modayı aynı kefeye koydukları için, boyunları açık şal taktıkları için, dapdar kıyafetler giydikleri için, yatak odalarındaki gardıroplarını sınır tanımadan herkese açtıkları için, Kur’an’da lanetlenen giyinik çıplakları temsil ettikleri için, başörtülü olup erkeklerin ağzını sulandırdıkları için, “yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz” âyetine muhatapken İslâm’a uymayan kapalılıklarına servet döktükleri için, İslâm ülkeleri idamlarla ölümlerle savaşlarla boğuşurken bugün ne giysem diye dert ettikleri için, kendilerini Müslüman diye yaftalayıp İslâm’a en büyük zararı verdikleri için ve tüm bunlardan haya duymak bir yana gurur duydukları için sor Allah’ım!
Bizler kadınların objeleştirildiği hayasız reklamlarla mücadele ederken, o reklamlardaki kadınların üstlerini ahlâka dair sözlerle yamamaya çalışıyorduk. Şimdi ise maalesef kapalı(!) kızları onlardan farkı olmaksızın dergilerine taşıyan ve sonra dergilerine hâlâ İslâmî diyebilen insanlarla mücadele etmek ne tuhaf!
“Cehennem ehlinden iki sınıf var ki, onları görmedim. (Onlardan biri) ineklerin kuyrukları gibi kamçılarla insanları dövenlerdir. Diğer ikincisi de, giyinik fakat çıplak olan, kibirlenerek yürüyen, meyleden erkekleri kendilerine meylettiren, öteki kadınları kendileri gibi olmaya zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. Onlar cennete girmeyecekler, onun kokusunu bile alamayacaklar. Hâlbuki onun kokusu şu kadar (500 sene) mesafeden hissedilir.” (Müslim)
Etrafınıza bir bakın; âlâ kızı denen bir tür peydâ oldu. Şalını boynunu göstererek takmak, kafada örtü varken makyaj yapmak, dapdar giyinmek, fakir kol giyinmek, ara boy etek giyinmek falan ucubeliktir. Arada kalmaktır. Ne tam Müslüman ne tam kâfir… Bu tipleri görünce diyorum ki başörtü serbest olup her yere girince kötü mü oldu acaba? Belki de sadece onu zorluklarıyla kabul edenler örtmeliydi. Bu tipteki sonradan görme ucubeler zorluğundan korkup çıkarmalıydı. ”İçimizdeki akılsızlar yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım!” (Ârâf Sûresi, 155)
İslâm’a hizmet ettiklerini düşünüyor bu dergi, açıkça bunu söylüyor. İlmi dergi okumayan zamane kızlarına satır arası bilgi verdiklerini düşünüyor. Moda ve tesettürün bir arada zikredildiği bir dergi İslâm’a hizmet etmez aksine İslâm’a zarar verir, sanırım bilmiyorlar! Vebaldir, Allah sorar… Ne diyecekler? “Ama o kızlar bunlara ilgi duyuyor diye biz bunu meşrulaştırdık” mı? Sanki o kızlar o satır aralarına bakıyormuş gibi!
Dergiyi çıkaranlar başını örten kızların boy boy çekici resimlerini yayınlarken hakikaten vicdanları sızlamıyor mu? Allah bizi ziynet saymış örtmüş saklamış nasıl ben buradayım diye bağırıyorlar? Onları gören “bu ne biçim kapalı, bunlar hep böyle işte” dese diğer -hakiki- kapanan hanımların hakkını nasıl öderler! Vallahi vebal vallahi vebal!
Müslümanın derdiyle dertlenirdik eskiden biz. Ama hadisi ve âyeti çiğneyen kızları görünce İslâm bunun neresinde diye soruyor insan kendine. Üstelik bunlara para saçılıyor. Parası olan alır mantığına çok kez tükürdüm ben af buyurun. Suriye’deki çocuğun parası yok diye açlıktan ölmek zorunda mı? Bir çantaya iki yüz lira verirken nasıl vicdanı sızlamaz insanın da “ama o buna uyuyor” der ve alır.
Dergi çıkarmak vebaldir hitap ettiğin insanlara bir şey vermeli. Hiçbir şey almamalı! Âlâ bu değil! Hem şu iptal olan partinin hiç ama hiç elle tutulur bir tarafı yok! -İptal edilmiş olması bunu düşünüp hazırlamış olmayı değiştirmiyor!- Kadın kadına eğlence anlayışını yitirmesin Müslüman hanımlar. Bizim farkımız olsun dedikçe ne çok benzedik kâfirlere. Dansöz oynatmak ne! Lüks gece eğlencesi ne! Yüzlerce hatta binlerce liralık bilet ne! “Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.” buyuruyorken Efendimiz (s.a.v) biz kime benziyoruz diye sormalı kendimize.
“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Ziynet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza nâil olasınız” (Nûr sûresi, 31).