Adım Adım Kardeşlik

Yayınlama: 05.09.2013
Düzenleme: 22.04.2015 17:01
1.059
A+
A-

Adım Adım Kardeşlik

“Yaşım 48. Günde 2 paket sigara içiyorum. Ama bu işin nedenini, nasılını sorgulasam yola çıkamazdım. Saraçhane’de, Abdi İpekçi’de mitingler bitti. İhtiyar’dan mülpem güzergâh boyunca Müslüman kardeşlerimi ziyaret etmek, derdimi onlarla paylaşmak istedim. Yola çıkmadan bir gün evvel yürüyüş malzemelerini temin ettim. Hacı Bayram Camii’nde eşim ve oğlumla namaz kıldık. Belki eksiklerimi yolda temin ederim. Fatih Camii’nde bitecek bu yol.” Bu sözler Mısır ve Suriye’deki zulümlere karşı sessiz kalmaya dayanamayan ve dikkatleri bu yönde toplayabilmek için şartlara aldırış etmeden protesto yürüyüşü için yola koyulan İbrahim Çolak’a ait. İbrahim Çolak Ankara’da bulunan İhtiyar Kitabevi’nin sahibi. Neden böyle bir işe kalkıştı sorusunun cevabı ise yürüyüşün adında apaçık haykırıyor: “Kardeşlik!”.

İbrahim abi herhangi bir hazırlık düşünmeden çantasını alıp yola çıkanlardan… Giydiği Rabia logolu tişört kendisini dinlemeyenler veya dinleyemeyenler için derdini anlatmaya yetiyor aslında. Sosyal medyadan direkt kendisini yahut yürüyüşü adına açılan sayfayı takip etme imkanınız olursa muhakkak bakın derim. Cümlelerine bir bakın mesela. Bazı cümleler ağlıyor, bazıları ise yaralı… Savaşın ortasında kalmış gibi. O bunu hissediyor, ki hissetmese böylesine uzun bir yola böylesine hazırlıksız çıkamazdı. Onun için tek hazırlık kardeşlerinin duası…

Geçmişe baktığımızda kendisinin daha önce birçok yardım kampanyası başlattığını yahut bunlara destek olduğunu görüyoruz. İçlerinde yüreğime en çok dokunanı Suriyeli çocuklar için bebe bisküvisi kampanyasıydı. Savaşın çocuk yüzünü hatırlatmıştı hepimize. Şimdi unutanlara bir kez daha bir yaramız olduğunu hatırlatıyor bu yürüyüşle. “Biz İslami kavramları da günlük kavramları da çabuk eskitiyoruz; biz kardeşiz diyoruz ama birbirimize sarılmıyoruz.” diyor, kardeşlik kavramının içini doldurmaya yürüyor. “Kardeşlik paylaşmaktır ve elbette paylaşanlar kazanacaktır.” Kazanmak için yürüyor!

Yine yolculuğu esnasında yazıp bizlerle paylaştığı satırlarla yazıma son vermek istiyorum:
“Ve Suriye ve Mısır ve mazlum ve Müslüman insanların durumu… Ben dua ediyor, yürüyor, yani su taşıyorum. Var olan ateşin, sizlerin ve benim taşıdığım suyla sönüp/sönmemesi -tabi ki sönmesini dileriz- Rabbimizin takdiridir. Bize düşen, mütevazi ve güzel işler yapmak, yolda olmak ve Allah’ın da bir hesabı olduğunu unutmadan ve tembelliğe de düşmeden gayret göstermektir.

Selam, kardeşliği diri tutanların üzerine olsun.”

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.