Ülkemizin son yıllarda askeri teknolojide kat ettiği mesafe sessiz ve derinden bir devrimin ayak izlerini oluşturmaktadır. Bir çok konuda hala eksiklerimiz olmasına rağmen bu hızla ilerlemeye devam edersek 2030’lu yıllar bizim açımızdan çok daha iyi olacak gibi görünüyor. Gelin şimdi savunma sanayimizin son yıllarda ortaya koyduğu yüzlerce üründen bir kaçını, özellikle de bu haberimizde yerli füze sistemlerimizi tanıyalım.
Ülkemizin tam bağımsız olabilmesi ve özellikle dış politikada NATO’dan farklı politikalar izleyebilmesi için iktisadi ve teknik konularda kendini kanıtlaması ve hatta mutlak bir üstünlük elde etmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Savunma sanayiniz gelişmemiş ve askeri olarak güçsüzseniz ekonomik refahınız sizi tehlikelere karşı koruyamaz. Bunun sonucunda ya herhangi bir siyasi bloka tam entegre bir dış politika izlemek zorunda kalırsınız ya da ülkemizin Soğuk Savaş sonrası izlemeye başladığı gibi denge politikasına mahkum olursunuz. Savaş teknolojisinin dünyadaki en üst seviyeyi temsil etmesi nedeniyle savunma sanayinin güçlü olduğu ülkelerin gelişmeye daha yatkın olması da kaçınılmazdır. Tabi ki savunma sanayinin güçlü olması demek ülkenin tüm kaynaklarının bir kaç uzun menzilli füze uğrunda harcanması demek değildir. Bu konu elektronikten mekaniğe, yazılımdan aerodinamiğe kadar geniş bir alanı kapsar ve sivil sektöre öncülük eder. Hemen hemen hepimizin daha önce duyduğu gibi şu an kullandığımız teknolojik aygıtların çoğu askeri ihtiyaçların karşılanması amacıyla üretilen ürünlerin sivil birer versiyonudur.
Ülkemizin son yıllarda askeri teknolojide kat ettiği mesafe sessiz ve derinden bir devrimin ayak izlerini oluşturmaktadır. Bir çok konuda hala eksiklerimiz olmasına rağmen bu hızla ilerlemeye devam edersek 2030’lu yıllar bizim açımızdan çok daha iyi olacak gibi görünüyor. Gelin şimdi savunma sanayimizin son yıllarda ortaya koyduğu yüzlerce üründen bir kaçını, özellikle de bu haberimizde yerli füze sistemlerimizi tanıyalım.

TRG-122 ve TRG-300 KAPLAN FÜZESİ
TRG-122 adından da anlaşılacağı gibi 122 mm çapında 16 ile 35 km arasında etkili menzile sahip olup TRG-300 ise 30-120 km arasındaki hedeflere etkili atışlar yapabilmektedir. Hedeften sapma payları (CEP) 30 metreden düşük olduğundan düşman birliklerini dağıtmak ve yok etmek için kullanılabilmektedir. Bu füze sistemleri ürettiğimiz ilk roket sistemleri olan Sakarya ve Toros topçu roketlerinin geliştirilmiş halidir.

trg 122

trg 300 kaplan
KAAN BALİSTİK FÜZESİ
Kaan füzesi taktik balistik füze sınıfında 610 mm çapında bir silahtır. 470 kg harp başlığına sahip füze küresel konumlandırma ve ataletsel güdüm sistemleriyle hedefini çok az bir sapma oranıyla hedefini imha edebilir. 2014 yılında envantere girdiği tahmin edilen füzenin tanıtımı İDEF 2017 savunma sanayi fuarında ilk kez yapılmıştır. İhraç versiyonunun uluslararası füze satışı kısıtlamalarından dolayı 280 km menzile sahip olduğu söylense se envanterdeki versiyonun 360 km menzilli olduğu konuşulmaktadır.

Kaan füzesi
CİRİT ve UMTAS TANKSAVAR FÜZESİ
Cirit füzesi sabit ve hareketli hedeflere karşı kullanılabilen tam bir fiyat-performans mühimmatıdır. 70 mm çapındaki füzenin düşük maliyeti ve 8 km ye kadar hafif zırhlı ve zırhsız hedeflere karşı etkinliğiyle uluslararası piyasada kendine sağlam bir yer bulmuştur. UMTAS (Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi) ise Cirit füzesinin tam tersine zırhlı hedeflere karşı etkilidir. Mühendislerimizin iddiasına göre UMTAS’ın 8 km menzili içerisinde delemeyeceği zırh yoktur. Her iki füzemiz de kara, hava ve deniz platformlarından ateşlenebilmektedir. Cirit füzemiz lazer güdüm sistemine sahipken UMTAS hem lazer hem de kızılötesi güdüm sistemi ile hedefe kilitlenebilmektedir.

cirit

umtas
SOM SEYİR FÜZESİ
SOM füzesi uzun menzilli balistik füzelerden sonra dünyada en çok korkulan silah sistemlerinden biridir. Çünkü alçak irtifada görev icra etmesi sayesinde düşman radarlarına yakalanma olasılığı düşüktür. SOM füzemiz 250 km etkili menzile sahip olup bir otobüsün camından içeriye girip imha edecek kadar hassas bir vuruş kapasitesine sahiptir. Bu sayede düşman unsurlarının radar ve kritik tesislerini fark edilmeden ve hedeften sapmadan yok edebilir. Gelişmiş yazılım sistemi sayesinde ateşlendikten sonra bile hedef güncellemesi yapılabilir olan SOM, her hava ve iklim koşulunda elektronik taarruza da karşı koyarak hedefine ulaşabilir. SOM’da diğer bağzı ürünler gibi savunma sanayimizin sınıf atlamasına yardımcı olan silahlarımızdandır. Farklı varyantları sayesinde gemilere ve zırhlı hedeflere karşı uçaklardan atılabilir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu konsorsiyum tarafından üretilecek olan 5. nesil F 35 savaş uçakları da bu füzenin daha küçük bir versiyonu olan SOM-J füzelerini kullanabilecek. Bu sayede bu füzenin diğer ülkeler tarafından da kullanılabilmesinin önü açılmış olacak.

SOM