Kalıp Ustası

Yayınlama: 11.12.2013
Düzenleme: 22.04.2015 15:35
1.336
A+
A-

Kalıp Ustası

Kendimi ifade etmekte zorlandığım zamanları sevmiyorum. Kendimi ifade edemediğim zamanlar, insanların kafalarında kalıplaşmış ve yenilik kabul etmeyen düşünceleriyle geldikleri zamanlar. Bu zamanlar hiç hava almamış, üzerinden bir sürü insanın geçtiği, sulanmamış, ışık almamış toprağa tohum atmak gibi anlamsızdır. Toprak kupkurudur, üstü nasır tutmuştur. Hiçbir su damlası gözyaşı gibi akıp onun kalbini yumuşatmamıştır. Hiçbir cümle, hiçbir kendimi ifade etme girişimi sonuç getirmez. Atılan her tohum kayıp, harcanan her zaman israftır.

Kafasındaki kalıplaşmış düşüncelerle gelen, insanları da kalıba sokar. Kafasından kalıp beğenir, herkesi kendince yerleştirir. Kalıpları tek gerçektir, herkes bu kalıplara girmek için sadece ama sadece onun beyninin dar kapılarından geçecektir ve kendisi bu kapıdaki bekçidir. İstediklerini onların haberi olmadan kendi yöntemleriyle içeriye alır.

Başkalarının söylediklerini dinlemez, dinlemeyi sevmez, cümleler beyninin kurşungeçirmez kapılarını aşıp düşünce süzgecine giremez. Düşünce süzgeci bile yoktur aslında. Düşünebilen insan başkalarını dinlemesi gerektiğini de bilir. Tek düşündüğü kimi hangi kalıba, onları nasıl zorlayarak, sıkıştırarak, zavallı durumlarda bırakarak sığdıracağıdır. Boş vakitlerinde dar kalıplar üretir, kalıplar dar olur ki insanlar orada hayatlarından bezsinler, nefes alamasınlar. Onlara iyi ve güzel söz ve yorumlarıyla bir şekilde ulaşmaya çalışanlar da geçemez bu dar kalıplardan. Başkalarının olumlu düşünceleri bile onları çıkaramaz buralardan. Her çaba boştur, her çaba sonuç vermeyen karanlık ve ışığı görmeyen yoldur.

Bu kalıplara sığdıracağı insanları, onların söyleyeceklerini kafasında düşünmüştür bile. Düşünebildiği en iyi alan burasıdır. Başkalarının fikirleri olabileceğini, insanların kendilerini ifade etmek isteyebileceklerini, herkesin kendini ifade etme hakkı olduğu gibi sağduyu ve empati gerektirecek konularla hiç uğraşmaz. Zaten kalıp işçiliği zor iştir. Bu yüzden başkalarından yardım alır. Ekip çalışması yapılır. Kalıplar üretilir; kavgacı, sahtekâr, ahlaksız, tembel gibi kalıplar el yordamıyla hazırlanır. Herkes en iyi bildiği kalıbı, kısa sürede yapar. Bu kalıpların kime yakışacağına da karar verirler. Ekip lideri işin ne kadar iyi gittiğini görmek için bir iki uygulama yapar, birini hedef gösterir ve ekip üyeleri onun üzerinde proje üretirler, olur olmadık cümlelerle kişiyi kalıba hazırlarlar. Ekip başının hedef aldığı kişiler ise hedefi ne kadar isabet ettirdiğini göstermek için var güçleriyle çalışırlar. İyi bir kalıp işçisi için kişiyi o kalıba sokmaya yetecek her yol mubahtır. Yalan dolan yakıştırmalar, olur olmaz iftiralar, sağda solda kendine yer bulan dedikodular kurbanı kalıba yerleştirilmeye hazır hale getirir. Ekip başı arkadaşlarına ortaya koydukları iş için ne kadar teşekkür etse azdır.

Ekip çalışanları, kişiyi ekip başının beynindeki dar kalıba girmeye yetecek kadar eritmişlerdir. Ve kişi kendini ifade etmeye çalıştığında yeterince erimediğini düşünen ekip başı son hamleyi yapar ve kişinin öz saygısını azaltacak ne varsa söyler. Kişi istediği kadar kendisini ifade etmeye çalışsın, işin doğrusunu ortaya koymaya çalışsın adamın kafası kalıplarla doludur ve hiçbir yeni düşünceyi kabul etmez.

Kendimi ifade etmek istediğimde beni kendi hapsettiği kalıplardan çıkarmayan, kalıbın dışına çıktığımda hakaretleriyle ve kaba tavırlarıyla ve de yalanlarıyla ezip küçültmeye çalışan, ezemediğinde ağır konuşup kırıp parçalayan, buna rağmen hala kalıba yerleştiremediğini düşünüp yok saymaya çalışan kalıp ustalarını ve onun kalıbına yakışmayacak kadar küçülen yardımcılarını sevmiyorum.

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Hicabi Karakavak dedi ki:

    Bu yazı “ben”i (de) kastediyorsa, çok insafsız olmuş…