Başbakanın işi zor!

Yayınlama: 30.06.2013
Düzenleme: 22.04.2015 16:54
935
A+
A-

Bir iktidar ne kadar başarılı olursa olsun on yıl sonra hâlâ rakipsiz ise, bu o iktidarın başarısından çok muhalefetin siyaseti bilmediği anlamına gelir. Öncelikle iktidar 28 Şubat süreci ile başlayan ve Cumhuriyet mitinglerine kadar devam eden süreci gün yüzüne çıkaramadı veya çıkarmadı. 28 Şubat ve devam eden süreçte sadece askerin rolü gündemde kaldı, fakat öylesi bir sürecin siyasi ve ekonomik ayakları neredeyse hiç irdelenmedi. Krizlerde kimler servetine servet kattı, kadrolu göstericilerin ceplerine kim harçlık koydu? Krizlerde vatandaşın cebinden çıkan milyar dolarlar kimlerin cebine girdi?..

28 Şubat sürecinin başlangıcında beşli çete olarak tanımlanan sözde STK’lar hiç anılmadı. 28 Şubatçıların siyaset ayağı da gündeme gelmedi. Oysa her partide uzantılarının olması muhtemeldi. Bugün yine aynı sözde STK’ların elemanlarından oluşturulmuş sözde platform, kendisini ülkenin yegane sahibi ve iktidar icraatlarının onay kontrol merkezi sanıyor. Bu insanlar icraat yetkisini halktan almış iktidarı yok etmek ve dindar kesimleri yeniden pranga altına almak için bir araya gelmiş, dış güçlerin çıkarları için çalışan menfaat gruplarıdır. Yok etmek istedikleri ilk şahıs Sayın Başbakandır. Zaten onlar için Erdoğan sonrası kolay olacaktır. Israrla kendisinden özür talep edilmesinin sebebi de budur. Başbakan özür dilememeli ve ne pahasına olursa olsun geri adım atmamalıdır. Olası bir geri adım AKP ve tabanı için sonun başlangıcı anlamına gelir. Bundan sonra hiçbir proje uygulanamaz. Hükümet icraatları bir bahaneyle engellenmeye çalışılır. Üç-beş ağacın yerinin değişmesini bahane ederek ülkeyi yakıp yıkan bu insanlar yarın kanal İstanbul projesini durdurmak için ülkeyi kan gölüne çevirmekte sakınca görmezler.
Başbakan vekili Bülent Arınç’la görüşen platform üyelerinin kimliklerine ve ait oldukları yerlere bir bakın. Bu adamların bu ülkeye ne gibi hayırları dokunmuş. Hayatları halkın millî ve manevi değerleri ile savaşmaktan ibaret şahısların talepleri kimliklerinde gizlidir ve zaten taleplerini açıkladıkları zaman dış güçlerin maşası oldukları anlaşılmıştır.

Herkes kendi karakterine göre davranacaktır. Bizim kendimizle ilgili sorunlarımızı konuşmamız lâzım. AK Parti teşkilatları başta olmak üzere iktidara oy veren herkesin üzerine düşeni yapıp yapmadığı konusunda kendisini hesaba çekmesi gerekir. Şahıslar olarak bu ülkeye ve millete karşı görevimizin oy vermekten ibaret olduğunu zannettik. Bu muhalefetsiz iktidarın eleştirmeni de problem gördüğü yerde uyaranı da AKP tabanı olmalıydı. 10 yıllık iktidar süresince AKP’ye (yöneticilerine) darılan, kırılan hatta küsen, ama buna rağmen oy vermeye devam eden insanların gönlü alınmalı, enerji tecrübe ve fikirlerinden yaralanılmalıdır. İktidar partisi sık sık nefis muhasebesi yapmalı ve yenilenmeyi kazanım olarak gören insanlar aktifleştirilmelidir. Hükümet çalışıyor, ama teşkilatlar yapılan icraatları halka anlatma gereği duymuyor. Eğer mahalle teşkilatları çalışsaydı, iyi niyetli insanlar taksime çıkmak yerine teşkilat kanalıyla başbakanına ulaşma yolunu seçerdi.

Teşkilatlar yüzde 50’nin gururuna kapılarak halktan koptu ve hatta iktidar milletvekilleri muhafazakar siyaset geleneğinin gereği mütevazi ziyaretler yerine iktidar gururu ile protokollü ziyaretleri seçtiler. Sayın Başbakan gerekirse mahalle teşkilatlarına kadar partisini gözden geçirmeli ve partiye yeni bir soluk kazandırmalıdır.

Başbakanlık danışmanları artık toplumu okuyamıyor. Psikolojileri de çoktan danışman olmanın ötesine geçmiş. Bir danışmanın “başbakanı yedirmeyiz” demesi bana normal gelmiyor ve bu cümle kendisini başbakan karşısında nerede gördüğünü anlatıyor. Bunun sehven dile gelmesi bile fikir-zikir anlayışını gündeme getirir. Başbakanın kendisine oy veren kesimleri de bir şekilde kırmış olduğunu da göz ardı edemeyiz. Bu kırgınlıklarda da danışmanların etkisini görmezden gelmek imkânsızdır. Gezi olayında da yine danışmanlar istihbarat bilgileri ile bu olayı ilişkilendirmekte gecikmiştir. Böyle devam ederse Başbakan’ın işi zor. Vakit kaybetmeden partinin halkla ilişkileri gözden geçirilmelidir.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.