İstanbul Taksim’de hafta sonu- 19 Haziran Pazar- bir ibne derneği öncülüğünde düzenlenmesi planlanan LGBT yürüyüşüne karşı bir araya gelen 40 STK tepki bildirisi yayımladı. Etkinliğin eşcinselliğin normalleşmesi ve aile kurumunun değersizleşmesi için yapıldığına dikkatin çekildiği bildiride, yetkili makamlara yürüyüşün engellenmesi yönünde çağrı yapıldı.
Gücünü demokratik yasalardan alan “teşkilatlı ahlaksızlık” olarak nitelenebilecek olan LGBT isimli derneğin 19-26 Haziran tarihlerinde tertiplemeyi düşündüğü “Ahlaksız Devrim” yürüyüşüne tepkiler her geçen gün artıyor.
MİLLET OTORİTESİNİ HİÇE SAYIYORLAR
Valiliğin izin verilmediğini ilan ettiği yürüyüşe karşı sapkın derneğin sorumlularınca “zaten önceki gösterilerimiz de de izin almıyorduk” şeklinde devlet otoritesini hiçe sayan açıklama yapılmıştı.
İzin vermemenin yetmeyeceği en şiddetli şekilde tepki gösterilerek engellenmesi gerektiği ortada olan bu ahlaksız kalkışma ancak Anadolu halkının dinamitlerine karşı yapılmış yapılmakta olan kasıtlı organize bir operasyon olarak nitelenebilir.
Ahlaksızlığın ilkelliğin en dip noktasını bayraklaştıran böylesine bir arsızlık ancak kurgu olabilir. Maksatlı olabilir. Dolayısı ile hak ettiği cevabı tam gerektiği şekilde almalıdır.
MAG: ONURSUZ SAPIKLARI YÜRÜTMÜYORUZ
Müslüman Anadolu Gençliği -M.A.G- isimli derneğin “bu eylemi yaptırmayacağız” diyerek başlattığı bu ahlaksızlığa karşı tepkiler çeşitli çevrelerin sahiplenmesiyle gittikçe etkisini artırıyor, güçleniyor.
Orada bulunacak ve bu milletin ahlakına sövmelerine müsaade etmeyeceğiz diyen Anadolu insanı 19 Haziran’da ibne çevrelerinin Taksimde başlatacaklarını söyledikleri eyleme tepki göstereceklerini, fiilen engel olacaklarını belirttiler.
40 STK’DAN ORTAK BİLDİRİ
Bu vesile ile yeni ortaya çıkan tepkilerden olarak 40 STK yeni bir ortak bildiri yayınladı:
İstanbul’da LGBT üyeleri tarafından 19-26 Haziran’da yapılması planlanan yürüyüş, toplumun çeşitli kesimlerinden tepki görüyor. Bu kapsamda farklı görüşlerden 40’tan fazla Sivil Toplum Kuruluşu, yazılı bir açıklama yaptı.
Yayınlanan bildiride, “Bu çirkin ve ahlak dışı faaliyeti meşrulaştırmak için yürüyüşe ‘Onur’ kelimesi eklenerek eşcinsellik ve eşcinseller yüceltilmekte, yürütülen algı operasyonu ile toplum zihinsel olarak bu hareketi kanıksamaya hazırlanmaktadır” vurgusu yapıldı.
Açıklama kapsamınca, “Devletin yetkili makamlarını İzinsiz Tüm Etkinlik, Gösteri ve Yürüyüşü Engellenmesi konusunda göreve çağırıyor, sorumluluğa davet ediyoruz” çağrısı da yapıldı.
Toplumda, Aile ve Kadın/Erkek ilişkilerine dair son yıllarda sosyolojik ve akademik çalışma kisvesiyle inancımıza ve ahlaki anlayışımıza tamamen aykırı bir yapılanma dayatılmaya aile müessesi ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Toplum mühendisliği yapanlar batının dini reddeden seküler kavramları ve hayat tarzını topluma, bilim ve hukuk çevrelerine dayatarak üniversitelerde, mevzuatta ve toplumsal hayatta yavaş yavaş bir dönüşüm hedeflemektedir.
‘Fuhşu teşvik eden sakıncalı örgütlenmeler’
Nitekim bu çevreler Aile kurumunun içini boşaltarak değersizleştirmekte, bireyi ilahlaştırarak, bireysel her türlü hazzı teşvik etmekte, desteklemektedir. Kendilerini üçüncü cins ilan eden Lgbt (Lezbiyen,gay,biseksüel,trans) grupları bu çalışma ve gayretlerin sonucunda ortaya çıkmış; Türkiye başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında silahsız güçlerin ürettiği fuhşu teşvik eden sakıncalı örgütlenmelerdir
Bu gruplar etkin lobi faaliyetleri ile sosyolojik literatüre ve hukuk diline cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet eşitliği, her alanda kesin ayrımcılık yasağı gibi kavramları yerleştirerek eşcinselliğe ve eşcinsel yaşam tarzına meşruiyet kazandırmaya çalışmakta; bu faaliyetlere karşı çıkan kişi ve kuruluşları ise homofobik ve ayrımcı olarak etiketleyip, toplum barışını bozan uzlaşmasız çevreler olarak ilan etmektedir.
‘Ramazan ayında yapılıyor’
Eşcinselliği bir yaşam felsefesi ve hayat tarzı olarak gören bu gruplar, bireysel tercihlerini toplumda geniş kitlelere yaymak ve normalleştirmek için dünyada uzun yıllardır yapılan bir eylemi Türkiye’de de gerçekleştirmekte; üstelik bu eylem Müslümanlarca kutsal sayılan Ramazan ayında yapılmaktadır. Ramazan ayının 15. Gününe denk gelen 21 Haziranda eşcinsel haftası başlatılması 26 Haziranda da eşcinsel yürüyüşü yapılması planlanmaktadır.
Bu çirkin ve ahlak dışı faaliyeti meşrulaştırmak için yürüyüşe Onur kelimesi eklenerek eşcinsellik ve eşcinseller yüceltilmekte, yürütülen algı operasyonu ile toplum zihinsel olarak bu hareketi kanıksamaya hazırlanmaktadır.
Sürekli olarak müzik, sinema, basın ve çeşitli ticari araçlarla eşcinsellik özendirilmekte, gençlere yönelik sosyal medya başta olmak üzere kullanılan yoğun propaganda dili ve rol modeller üzerinden eşcinsel olmak teşvik edilmektedir.
‘Dayatma yapılıyor’
İnancını yaşamak isteyen gençlere ise, özgürlük diyeti olarak eşcinselleri ve onların yaşam tarzını kabul etme dayatması yapılmakta; birlikte yaşama kültürü, farklılıkları kabul ve temel hak ve özgürlükler; günah işleme özgürlüğü, harama tahammül ve Anayasada yer almayan sınırsız bir hak ve özgürlükler manzumesi olarak dikte edilmeye çalışılmaktadır. Anayasa başta olmak üzere hiçbir yasal düzenleme, hiçbir inanç ve ahlak anlayışı toplumun temel dinamiklerini yıkmaya yönelik bu tür eylem ve faaliyetleri temel hak ve hürriyetler, sivil toplum hareketleri veya birlikte yaşama kültürünün bir tezahürü olarak kabul etmemektedir.
Netice itibariyle, bizler her kesimden sivil toplum temsilcileri olarak Türkiye toplumunu kendi milli manevi değerlerinden uzaklaştırmaya dönük eşcinsellik haftası ve yürüyüşü gibi yıkıcı ve tahripkar faaliyetleri onaylamıyoruz. Devletin yetkili makamlarını İzinsiz Tüm Etkinlik, Gösteri ve Yürüyüşü Engellenmesi konusunda göreve çağırıyor, sorumluluğa davet ediyoruz.”