Bu sistemin değişmesi lazım!

Bu sistemin değişmesi lazım!
REKLAM ALANI
Yayınlama: 30.03.2015
Düzenleme: 23.04.2015 19:10
1.450
A+
A-

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çankaya Köşkü’nden ilk kez yapılan yayında HaberTürk’ten Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. Başbakan Davutoğlu, Başkanlık sisteminin seçim beyannamesinde yer alacağını belirterek Başkanlık sisteminin gerekliliklerini anlattı.

PARLAMENTERİMSİ SİSTEM
Şu anda bulunan düzenin tamamen değişmesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Türkiye’deki sistem parlamenter sistem değil, maalesef vesayet altında ‘parlamenterimsi’ görünen bir sistem. Bu sistemin doğasında olan çarpıklığı aşmak için yeni bir anayasa ve yeni bir siyasal sistem demek gerekir. Savunduğum her şeyin zeminin sağlam olması benim için önem taşır. Türkiye`deki sistem ne parlamenter ne başkanlık ne de yarı başkanlıktır. Net olarak ifade ediyorum bu sistemin değişmesi lazım. Ya pür parlamenter sistem olması lazım ya da başkanlık sistemi olması lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız haklıdır, bu sistem bir yetki çatışmasını beraberinde getiriyor” dedi.

İşte Davutoğlu’nun açıklamalarından satır başları:

“BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SEÇİM BEYANNAMESİNE BİZZAT YAZDIM”

Halk tarafından Cumhurbaşkanı seçimi gerçekleşmişse, bunun başkanlık sistemi yönünde değişmesi doğru olur. Başkanlık sistemine geçilmesi doğrudur. Seçim beyannamesinde olacak, bizzat ben yazdım. Başkanlık seçim beyannamesinde yer alacak. Muhalefet başkanlık sistemi tartışmalarını kişiselleştirdi.

Seçim meydanlarında yeni anayasa, insan hakları, onuru diyeceğiz. Halka hesap vermeyecek bir makam olmayacak diyeceğiz.

BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI
Savunduğum her şeyin zeminin sağlam olması benim için önem taşır. Türkiye’deki sistem ne parlamenter ne başkanlık ne de yarı başkanlıktır.

Net olarak ifade ediyorum bu sistemin değişmesi lazım. Ya pür parlamenter sistem olması lazım ya da başkanlık sistemi olması lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız haklıdır, bu sistem bir yetki çatışmasını beraberinde getiriyor.

ÇÖZÜM SÜRECİ
Bugün çözüm süreciyle ilgi bazı engellerle karşı karşıya kalınıyorsa bunun birinci mesulü HDP’dir veya onların yanlış yaklaşımıdır. Eğer bir Kobani olayları esnasında bir istismarla ortalık tarumar edilecek bir şiddete yönelinmeseydi biz o süreci yılbaşına kadar tamamlama niyetindeydik. Silahsızlanmaya giden yolu açmış olacaktık. İzleme heyeti tartışmaları o zaman da vardı. Bizim görmek istediğimiz silahsızlanma iradesi.  Silahsızlanmanın olmadığı bir yerde herhangi bir şey tartışmak mümkün değil. 

“DEMİRTAŞ SÜRECİ 2 KERE SABOTE ETTİ”
Nevruz’a doğru Dolmabahçe’de açıklanan çerçevede silahsızlanma yönünde yeni bir adım atılacağı konuşulurken Demirtaş açıklamasıyla süreci sabote etti. Bir kere de 6-7 Ekim olaylarında attığı tweetle sabote etti. Demirtaş, seçim öncesi tutumlarıyla esas niyetinin çözüm süreci değil, başka bir proje olduğunu ortaya koydu.

“MECLİS’E GİREMEZSE ŞİKAYET ETMEYECEKLER”
Kimin başkan olacağına Demirtaş karar verecek değil, Demirtaş şu anda statükocuların yeni projesidir. İki hamlesiyle de süreci sabote etmiştir. Bu tutumuyla eğer 7 Haziran’dan sonra eğer HDP-Demirtaş Meclis’e giremezse şikayet etmeyecekler. Demirtaş çözüm sürecini baltalamışsa, bu ateşle oynamaktır. 8 Haziran’da milletin verdiği iradeye razı olacaklar.

Cumhurbaşkanımızla bu anlamda aramızda iletişim problemi yok. Varsa bu giderilir. Sabote eden Demirtaş’tır.

Çözüm süreci kimsenin malı değil, HDP veya Demirtaş açıklama yaptı diye duracak değil. HDP dediğiniz yapı da tek parçalı bir yapı değil. Bizim tarafımızda irade güçlüdür. Bu konuda Cumhurbaşkanımızla aramızda bir görüş farkı olduğu kanaati üzerine yatırım yapmasın kimse. Cumhurbaşkanımız bugünde tekrar vurguladı, çözüm sürecine olan hem bağlılığını hem de bu işi tekrar başlatan bir konumunu. Bu millet çözüm sürecine sahip çıktı, bize gelen kamuoyu anketleri çözüm sürecine desteğin yüzde 70’lerde olduğunu gösteriyor.

İşte o yayın:

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.