Şehit Halil Kantarcı’nın eşi Ayşe Kantarcı, “Bizden habersiz, hatta bize yalan söylenerek çıkmış bir kitaptır” dedi. Yakup Köse ise bugünkü köşe yazısında “modern nebbaşlar şehadetini pazarlıyor” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz işgal girişiminin yaşandığı gece Çengelköy’de şehit olan Halil Kantarcı’nın hayatıyla ilgili bir kitap yayınlayan Serra Erdoğan’a, şehit yakınları büyük tepki gösterdi. Ayşe Kantarcı, şehit eşi hakkında yazılan kitaba tepki gösterdi.
ÇIKARMAYACAĞINA DAİR SÖZ VERDİ
Haber10’a konuşan şehidin eşi Ayşe Kantarcı, “Halil’in dostu olduğunu iddia ederek başka bir algı oluşturmaya çalışıyor. Şu an kendisini savunamayacak biri hakkında iftira atıyor. Kendisinin eşimle bir arkadaşlığı, dostluğu yok ve gerçekten yalancı bir insan. Cenazenin ilk günlerinde kendisiyle görüştük, izin vermediğimizi söyledik. Çıkarmayacağına dair söz verdi, biz konuyu kapandı zannediyoruz, ondan dolayı üzerine gitmedik mevzunun. Haberimiz olmadan kitabı çıkarttı” dedi.
NE GÖRDÜM NE HALİL İSMİNİ SÖYLEDİ
Ayşe Kantarcı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ahlaki sıkıntıları olan birinin Halil in hayatını yazması bir tarafa bir de 1 ay gibi bir Zamanda yazılmış ve piyasaya çıkmış bir kitap olması başka bir araz. Halil i gerçekten anlatmak Muradında olan biri ailesinden, arkadaşlarından hiç bir bilgi almadan , onun 18 yıl an an yaşadığı onca şeyi bir çırpıda Nasıl anlatabilir? Kimdir bu Serra hanım cenaze gününe kadar ne yüzünü gördüm ne Halil den ismini duydum. Sadece 1 kitabını gösterdi ve kapak resmi üzerine konuştuk onu da zar zor hatırladım“
HALİL’İN GÖNÜLDAŞLARINDAN DA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR!
Özellikle sosyal medyada bu kitap için tepkiler her geçen gün büyüyor. Sosyal medya kullanıcıları, kitap yazarının Şehit Halil Kantarcı’nın kanını istismara kalkan bir yazar olduğu görüşünde birleşiyor. Öte yandan ailesi Halil hakkında bir kitap yazılmasına müsade ederse, bu görevin dış kapının dış mandalı konumundaki bir insana değil, yıllarca aynı davada yürümüş, gönüldaşlarına düşüceği belirtiliyor.
HALİL KANTARCI BU TÜR İSTİSMARCILARCILAR İÇİN ŞEHADETİNDEN 2 HAFTA ÖNCE YAZDIĞI TWİTLER
YAKUP KÖSE: MODERN NEBBAŞLAR ŞEHADETİNİ PAZARLIYOR
Star Gazetesi yazarı Yakup Köse, bugünkü köşesinde, “Halil’im isyanı işte bu modern nebbaşlaraydı. Ne yazık ki şehadetinden sonra modern nebbaşlar onun kutlu şehadetini kendilerine pazarlama aracı yapmaya kalktılar” dedi. İşte o yazı:
Ülkede dökülen kanı, kumpası, şerefsizliği derleyip toplayıp dizi film yapıyorlar. O arada canı giden, malı giden, ömrü giden meze oluyor.
“O ölmüş, öteki perişan olmuş filan umrunda değil bunların. Mevzu varsa ekmek var, ekmek varsa haysiyet filan boşver be abi, dal gitsin.”
İçinde bulunduğumuz çukur seviyeyi bir bedahet hâlinde ortaya koyan bu ifâdeler, 15 Temmuz Anadolu’yu işgal teşebbüsüne direnirken hainlerin kurşunlarıyla şehid olan Halil Kantarcı’ya ait.
Senelerce zindanda zulme, işkenceye omuz omuza direndiğim gönüldaşım, Halil’im insanlık haysiyetinin gereği kan ve acı üzerinden nemalanlara isyan ediyor.
Nebbaşları duydunuz mu? Hırsızlığın bir dalı. Çalışma sahaları mezarlıklar. Birçok kelime gibi nebbaşlık da unutuldu gitti!
Mezar açıp mevtanın altın dişini söken nebbaşlar da ‘modern çağa’ ayak uydurdular. Artık mezar açmak gibi zahmetli işlerle uğraşmıyorlar. Eski usulün riski de büyüktü; cemiyette hırsız olarak, hem de hırsızlığın en adisi olarak tanınmak vardı. Ayrıca mezar açarken çarpılma tehlikesi de cabası!.. Eh bir de altın diş yaptıran da kalmadı, implant çıktı…
Şimdilerde ölümlerin üzerinden faydalanmanın adı yeri geliyor yazarlık, yeri geliyor film çekmek, yeri geliyor gazetecilik oluyor… Anlayacağınız, çağımızın kutsalları sanat ve gazetecilik adı altında nebbaşlık çağ atladı. Tüm ahlâksızlıklar gibi!
“İnsanların acılarını istismar etmeyin” dendiğinde hemen başlıyorlar hırlamaya: “Vay yobaz, sanat kısıtlanamaz”, “Vay gerici, özgür basın düşmanı”! Ölsün insanlar, gelsin paralar!..
Halil’im isyanı işte bu modern nebbaşlaraydı. Ne yazık ki şehadetinden sonra modern nebbaşlar onun kutlu şehadetini kendilerine pazarlama aracı yapmaya kalktılar.
Ailesinin “Yapmayın” dediği hâlde Şehidimizi istismar kahpeliğinde bulundular. Şehidimiz Halil’in bizlere emanet ettiği hanımını ve çocuklarını üzdüler. Bu kahpeler emellerine ulaştılar, meşhur oldular! Ama unutulmasın ki şöhretin bir bedeli vardır ve bu bedel er ya da geç ödenir!..
Unutmayalım, “Şöhret afettir”!
KİM BU SERRA ERDOĞAN?
Şehit Halil Kantarcı’nın eşi Ayşe Kantarcı, cenaze gününe kadar Serra Erdoğan’ı hiç görmediğini, Halil’in de bu isimden hiç bahsetmediğini açıkladı. Serra Erdoğan’ın sosyal medyadan yaptığı bazı paylaşımlarında nasıl bir dünya görüşü olduğu hakkında kafa karışıklıklarına sebep oluyor. Üstelik ağza alınmayacak sözler kullanıyor.