Oryantalizm Tarihin Çöplüğüdür!

Yayınlama: 15.09.2017
431
A+
A-

Oryantalizm, gerçekte tarihin çöplüğüdür!..

Emperyalizm’in Milenyum(!)da, bilim(!) adına işlediği en büyük cinayetlerdendir. “Oryantalizm”in “Doğu Bilim(!)” yalanı!.. Çünkü bu asır “sağ gösterip sol çakma(!)” yani “Takiyye” asrıdır… Bu alanda da “Takiyyesi olmayanın dini yoktur(!)” esası üzerine kurulmuş olan “Şia”yı ve şeytan’ın görünen yüzünü unutmamak gerek!..

İblis, yaratılışından bugüne kadar ki en mahir halini yaşıyor… Çünkü kafirlere dahi taş çıkartan “İslam(!)” iddialı taraftarları ve yaverleri mevcut bugünkü dünyada… Emperyalizm ise altın devrini yaşıyor… Çünkü aradığı “Cahil çoğunluk ve hain ekalliyet(!)” hizmetinde… Ve bunu da “Oryantalizm”e borçlu…

“Şüphe” üzerine kurdukları hezeyanlarına “sorgulama(!)” diyerek İslami bilimlerin metodolojisini yok etmeye yönelik davranışları ve hiçbir ilmi değeri olmayan ve hiçbir alimin tedrisinden geçmeyen bir şekilde hipotezler üretmeleri ise kendilerini dev aynasında görmelerine de vesile oluyor… Hatta o kadar ki; bunların çoğunluğu Kur’an okumaktan bile aciz olduğu halde haşır neşir oldukları ellerindeki “meal”leri Kur’an(!) olarak sanı ve değerlendirecek kadar cehalet girdabındalar. Ama gel gör ki, Hz Peygamber(sav)’e dahi rol biçmeye kalkacak kadar cesaret ve şeytanat harikasıdırlar!..

İşte Emperyalizm, Oryantalizm’in bu sapkın yapının altyapısını hazırlayan bir yapıyı “Şia(!)” adı ile keşfetmesi 1400 yıllık Kur’an ve Sünnet hakimiyetinin İslam Coğrafyası’ndaki istikamet yapısını kendisinin önündeki en büyük engel olduğu gerçeğini altüst etmeye itmiştir ve Emperyalizm’in mühendislik harikaları oluşturulmaya başlamıştır…
Bunun da en sonuncusu “İran İslam Devrimi(!)” adı ile gerçekleştirilmiştir. Ve Emperyalizm, kendi has çocuklarından biri olan İran Şah’ını yeme pahasına bunu gerçekleştirmiştir. Ve İran’ın, devrim sonrası halkın oyları ile seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Ebu’l Hasan Beni Sadr’ın kendi ifadesi ile “Devrim ve ülkede olanlardan habersiz ve tarih boyu her zaman İngiliz Emperyalizm’inin uşağı konumundaki İran’ın Şia mollalarının “İran İslam Devrimi(!)”ne liderliği temin edilmiştir!..” Ve 1400 yıllık devlet olmamış bir siyasî ve İsrailî bir yapı “İslam(!)” adı ile meydana sürülmüştür!.. Şia ve Ehli Sünnetin her yönüyle ittifak ettikleri hiçbir görüşleri yoktur!..

Çünkü Şia; imamları peygamberlerin fevkine çıkarırken onları aynı zamanda “Uluhiyyet(!)” makamına da ortak etmektedir. Onları “İsmet” sıfatı ile muttasıf kılarken aynı zamanda “Ruhban(!)” bir sınıf da oluşturmaktadır… Hatta o kadar ki, bekledikleri uyduruk Mehdi(!)nin anasının Vatikan’ın gizli mahzenlerinde medfun olduğu hezeyanlarını itiraf etmekten ar bile duymamaktadırlar!..

Ehli Sünnet,1400 yıllık İslam Tarihi içerisinde müstesna bir mevkiye oturmuştur ve İslam Coğrafyası bu sayede küfrî ve ilhadî ve iltikadî ve muharref ceryanlardan masun kalmıştır!.. Ama Milenyum asrı için Emperyalizm’in ve Oryantalizm’in niyeti hiç de bunun böyle kalacağına işaret etmemektedir… Yani 1400 yılın hıncını, hem de İslam(!) adına ve Küffarın dahi yapamayacağı bir kemalatta “Ehli Sünnet”i yok ederek Müslümanlara yaşattırmak istemektedirler… Suriye’de yapılmak istenen de budur!.. Irak ve Yemen’de yapılmak istenen de budur!.. Myanmar ve son olarak “Feto” vasıtası ile Türkiye’de yapılmak istenen de budur!.. Mısır’da “Sisi” denen hain ve Pakistan’da “Kadri” tarafından yaptırılmak istenen de bundan başkası değildir!.. Yani “Ehli Sünnet” Şeytan ve çocukları tarafından yok edilmek istenmektedir ve bu yok edişi gerçekleştirmek için de “İslam(!)” kullanılmaktadır!..

Ülkemizde son yıllarda Hadis ve Sünnet inkârcılığı, Allah’ın geleceği bilmemesi(Beda’) vs. gibi mevzuların durupdurduğu yerde çıktığını mı sanıyorsunuz!?.. 23 yıl gibi bir zaman içerisinde tedricen inzal olan bir Kur’an’a muhatab peygamberin sağır ve dilsiz olabileceğini düşünebilir misiniz!?.. Halbuki Allah(cc) O’nun “Mübeyyin” olduğunu bildirmektedir!.. Rasulullah(sav)’ı devre dışı bırakarak “Deizm”e zemin hazırlayan bu hainlerin İslam ile bir alakalarının olabileceğini zannediyor musunuz!?…

Son olarak bir “Hissi kablel vuku’ “ kabilinden bir beyanda bulunmak istiyorum!…Ve bunu feraset ve basiretimin Kur’an ve Sünnet istikameti doğrultusunda ifade ediyorum…”Bize sadece Kur’an yeter(!)” diyenlerin, bir müddet sonra Dehriyyun kabilinden Ateizm’in feryadını bu hainlerin ağzından işitmeye başlarsanız sakın şaşırmayın!.. Çünkü Şeytan, bunların burnuna yellemiştir!… Dimağları o yelin tasallutundadır… Rabbım bizleri Kur’an ve Sünnet’in “İSTİKAMET” yolundan ayırmasın inşallah.

REKLAM ALANI
Yazarın Son Yazıları
07.10.2017
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.