Hayat hamlesi, ruhî hamle, hayatının hamlesi..
İnsanda; ruh müdür akıl memur mevkiinde. Bulan, karar veren ruh, hesap eden akıl.
Önce hissederiz sonra bu hissettiklerimiz üzerinde düşünerek fikrederiz.
Geçmek zorunda olduğunuz köprünün kenarında bir yılan çöreklenmiş. Korku hissiniz sizi sarar sonra düşünmeye başlarsınız. Aklınız başka yollar ve mazeretler arayarak sizi engellemeye çalışır. Ruhunuzda cesaret bulursanız hamlenizi yapar geçersiniz köprüden.
Öyle anlar vardır ki, aklınız ne kadar çoksa ve o akla bağlı yaşıyorsanız hamleniz de o kadar zordur.
15 Temmuz akşamını düşünün… Darbeci vatan hainlerinin karşısına çıkmamak için ne kadar mazeret sundu size. Viran olası hanede evlad-ı ıyal vardı. Kendinize bir şey olursa onlara kim bakacaktı. Falan mevki ve makamda olarak bu vatana siz lazımdınız ve yeriniz doldurulamazdı. Tankın, uçağın, ağır silahların karşısında silahsız olarak siz ne yapabilirdiniz ki!
Böyle hayatî önem arz eden durumlarda aklınızın ölçüsüne göre yaşıyorsanız ruhî bir hamle yapmanız oldukça zor. Karar verebilseydiniz eğer, hayatınızın hamlesini yapabilseydiniz şehit veya gaziydiniz. Ah şu akıl!
15 Temmuz’un aklını yele vermiş ve hayatî hamlesini yapmış kahramanların sayısı bellidir. Onlar şehit ve gazidirler. Tehlike geçtikten sonra akıllıların akılları nasıl da güzel çalışmaya başladı. Ne ateşli konuşmalar dinledik meydanlarda.
Kahramanların hayat hamlesini nasıl da yağmaladık.
Şehitlik ve gazilik defteri kapanmış, kalem de ortadan kaldırılmış değil.
Hayatının hamlesi demek olan ruhî hamle gücünü kullanabilmenin yolu; olağanüstü durumlarda 5-10 dakikalığına aklını iptal etmen, kalbine danışman ve ruhî hamleni yaptıktan sonra aklını olabildiğince serbest bırakmandır.
Tekrar söyleyelim; önce hissederiz. Hissin yeri akıl değil, kalptir. Yerinde karar vermek için yerinde düşünmek lâzım.