Bitmeyen İstiklal Mücadelemiz

Yayınlama: 23.03.2014
Düzenleme: 22.04.2015 17:51
1.155
A+
A-

Bitmeyen İstiklal Mücadelemiz

Osmanlı Devleti bağımsız bir devletti. Birinci Dünya Savaşının mağlubu olan hiçbir devlet bağımsızlığını koruyamadığı gibi Türkiye’yi kuranlar da galiplere gizli tavizler verdi. Bunların en mühimi hilafetin fiilen kaldırılmasıydı. İngiltere ancak o zaman tanıdı Türkiye’yi.

Bağımsızlaşma teşebbüsü yapan, komşularıyla ilişkilerini düzeltmeye çalışan, İslam’a dost tavırlar sergileyen kim varsa ya asıldı ya zehirlendi ya da şüpheli bir kazayla vefat etti. Menderes, Özal en bilinenleri… Bu işlere taşeron olan Ergenekon ile mücadele ederken, (44 yıldır sistematik faaliyet gösteren) kumpasçı Paralel Devlet Yapılanması’na tosladık. Meğer iç içeymişler. Kumpasla Ergenekon’dan boşalan derin devlet paralellerle dolduruluyormuş. Bunu ancak 7 Şubat Hakan Fidan Operasyonuyla, gezi olaylarıyla ki -büyümesini paralel polisler sağlamış-, 17 Aralık darbe girişimleriyle, Tır ihanetiyle vs iyice anlamış olduk.

Meğer son 44 yıl içinde Mirzabeyoğlu davası da dahil olmak üzere görülen bütün davalarda Paralellerin gölgesi varmış. Bu paralel yapı en son Erdoğan’ı bitirip sahte bir hilafetle İslam dünyasının ve bütün dünyanın sömürülme projesinde taşeron rolü üstlenmiş. Ama milletin desteğiyle bunu başaramadılar. İlerlemekte olan Barış ve çözüm sürecini de baltalayamadılar. Bizi yaraladılar, ama deşifre de oldular. Millet olarak Erdoğan’ın yanında İstiklal mücadelesini vermemiz gerekiyor.

Peki yerel seçimlerde ne yapalım? Yerel olmasına rağmen bu seçim İstiklal mücadelemizin bir parçası haline dönüştü. Uyanık olalım. Erdoğan’ın “hatalı sollama öldürür, hatalı oy süründürür” sözüne Üstadın mısrasıyla cevap verelim.” Yüz üstü çok süründün ayağa kalk Sakarya”

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.