İşi Var Faişe Yüzlü Devlerin

Yayınlama: 21.07.2013
Düzenleme: 22.04.2015 15:40
1.047
A+
A-

Mısır, diktatör Nasır ile anılır. Arap milliyetçisi. Sonra Envar Sedat ve Hüsnü Mübarek dönemi başlar. Bütün iktidarlar: Mısır halkının iç muvazenesini bozmak, aslına dönüşünü engellemek gayesine matuf, planlı, organize çalışmalarla İsrail çıkarlarına hizmet için vardır.

Uluslararası güçlerin denetiminde emperyalizmin çıkarlarına hizmet aracı olarak kullanılan Mısır yönetimi, halkın uyanışı karşısında ordusu, yasası, polisi, ilkesi ve ülküsü ile çökmüştü. Mursi yönetimi ile birlikte Mısır hakimiyetini kaybedenler, İsrail’in çıkarlarını tehlikeye atamazlardı. Halkı susturacaklar, demokrasi yalanına son verip kaybettikleri kaleyi tekrar ele geçireceklerdi. Bunun yolu ellerinde tuttukları ordu gücü ile darbe yapmaktan geçerdi. Darbe yaptılar, yani eşkiyalar yol kesti. Zorbalık hüküm verecek, zalimler yol gösterecek. “Mısır halkının selameti için…” mavalları okuyarak kendi uşaklılarını perdeleyecekler.

Zalim, zulmüne devam ederken, onun bütün dünyadaki uzantıları bu duruma alkış tutacak, sevinç naraları atıp tepinecekler. Her yerde olduğu gibi Türkiye’deki tetikçileri de, oradan hareketle burada yaylım ateşine başlayacak. “Darbeciler ne iyi etti de geldi…” diyecekler. “laikler kazandı” manşetleri atacaklar. Aynı şeyin Türkiye’de de gerçekleşmesi için çalışanlar, Mısır örneğinden aldıkları moral destek ile hop oturup hop kalkacaklar.

Önümüzdeki günlerde yayınlanacak kimi gazetelerin manşetleri, bazı köşe yazarlarının yazıları, hatta bir kısım irili ufaklı sivil toplum kuruluşunun açıklamaları Mısır’da yönetime el koyan eşkıyaları destek için olacaktır.

İsrail hükümeti memnuniyetini beyan edecek, olayı tezgahlayan devletler “bir an önce demokrasiye geçilmeli” temennisini dile getiren “ninniler” söyleyecek…

“Mısır buna mecburdu. Ülkenin dış borçları darbecilerin fazla bir şey yapmasını engelleyecektir. ABD, İMF, Avrupa Birliği, Arap Birliği muhtaç olduğunu bilip acıdıkları! Mısır halkına yardım! için kesenin ağzını açacaklar. Borçlarını erteleyecekler. Mısır ordusunun ihtiyaç duyduğu silahları verecekler, hatta hibe edecekler…”

Filistin kan kusar, Gazze yanarken seyreden, seyretmekten öte Yahudilerin emir eri gibi hareket eden anlı şanlı Mısır ordusu, Kendi halkının evlatlarına (kanlı) bir darbe yapmıştır. “Kansız darbe”, “Kimsenin kılına dokunmayacaklar” hikayelerine karnımız tok. Eşkıyanın ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Belli olmaz ama, bu çakallar sürüsü arasında koyun gibi yaşamayı “Müslümanlık” zannedenler“ aldandıklarını anladıkları an iş işten geçmiştir. Bir sene önce seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanını devirmiş, onu seven taraftarlarına zindan kapılarını açmışlardır. Yaşanan olay budur.

Şimdi Mısır, içinde yaşayan halkıyla koskoca bir hapishane… Bu hapishanede yatan mahkumların İsrail zindanlarında yatan Filistin mücahitlerinden farkı, kendilerinden olduğunu zannettikleri cellatları zamanında teşhis edip, tedbir alamayışları ve onlara teslim olmalarıdır.

Soru şu: Bizim acaba bizim onlarla aramızdaki fark ne?

Unutulmamalı ki, emperyalistler, Türkiye’de Mısır’da yaptıkları çalışmanın bin katı bir gayretle umdukları darbeyi bir an önce bu topraklarda gerçekleştirmenin sancısı ile kıvranmaktadırlar…

Altyapı çoktan hazırlanmış, fırsat beklenmektedir. “Ah o günler”, hasreti ile yanıp tutuşan alçaklar boş durmuyor. (Gezi parkı eylemleriyle Türkiye’de kaynatılan cadı kazanını gözlerinizin önüne getirin.)

Bu alçakların oyunlarıyla Salih Mirzabeyoğlu zindana atılmış ve hâlâ işkence görmektedir.

İşi var fahişe yüzlü devlerin…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.